Mantolama (Isı Yalıtımı) Yaptırmamanın Kanunen Cezaları
Mantolama, binaların enerji tasarrufu sağlaması için yapılan önemli bir uygulamadır. Ancak, bu uygulamanın kanunlara uygun şekilde yapılması gerekmektedir. Eğer bir kişi ya da firma, kanunlara aykırı bir şekilde mantolama yaparsa, bazı yaptırımlarla karşı karşıya kalabilirler. Bu yaptırımlar şunlar olabilir:
-
İdari Para Cezaları: İlgili yasalar ve yönetmeliklere uygun olmayan mantolama işlemleri yapıldığında, ilgili kamu kurumları tarafından para cezası uygulanabilir. Cezalar, uygunsuzluk derecesine göre değişebilir.
-
Yıkım Kararı: Kanunlara uygun olmayan bir şekilde mantolama yapılması durumunda, belediyeler tarafından yıkım kararı alınabilir. Bu durumda, maddi kayıpların yanı sıra, yıkım işlemleri nedeniyle yapı sahibi de zaman kaybedebilir.
-
Ceza Davaları: Kanunlara aykırı mantolama işlemleri, suç unsuru içerebilir ve ceza davalarına sebep olabilir. Bu durumda, yapı sahibi veya müteahhit, hukuki süreçlerle karşı karşıya kalabilir.
-
Yasal Sorumluluklar: Kanunlara uygun olmayan mantolama işlemleri nedeniyle meydana gelebilecek hasar ve zararlar, yapı sahibinin veya müteahhidin sorumluluğunda olabilir. Bu durumda, maddi kayıpların yanı sıra, hukuki sorunlarla da karşı karşıya kalınabilir.
Bu nedenle, mantolama uygulaması yapılacak binalarda, ilgili yasalar ve yönetmeliklere uygun bir şekilde işlem yapılması gerekmektedir. Bu sayede, yapı sahibi veya müteahhit, kanunlara uygun bir şekilde mantolama işlemi yaparak, yaptırımlardan kaçınabilir ve enerji tasarrufu sağlayabilirler.
Mantolama, binaların enerji tasarrufu sağlaması için yapılan önemli bir uygulamadır. Bu uygulama, yapıların ısı yalıtımını artırarak, ısınma ve soğutma maliyetlerinin azaltılmasını sağlar. Ancak, mantolama işlemleri sırasında, bazı yasal düzenlemelere uyulması gerekmektedir.
Türkiye'de, yapıların enerji verimliliğini arttırmak amacıyla 2017 yılında yürürlüğe giren "Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği" ve 2021 yılında güncellenen "Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği" uygulamaları bulunmaktadır. Bu yönetmelikler, binalarda enerji performansı gereksinimlerini belirlemekte ve binalarda yapılacak mantolama işlemlerinde dikkate alınması gereken hususları belirlemektedir.
Yönetmeliklere göre, mantolama işlemlerinde kullanılacak malzemelerin belirli özellikleri taşıması, işlemlerin belirli standartlara uygun bir şekilde yapılması ve işlem sonrasında belgelendirme işlemlerinin yapılması gerekmektedir. Ayrıca, enerji kimlik belgesi olmayan binalarda mantolama işlemi yapılamaz.
Mantolama işlemleri sırasında, yapılan işlemler ve kullanılan malzemeler, yetkili kurumlar tarafından denetlenmektedir. Yapılan işlemler, ilgili kanun ve yönetmeliklere uygun olmadığı takdirde, yapı sahipleri veya müteahhitler, idari para cezalarıyla karşı karşıya kalabilirler.
Sonuç olarak, Türkiye'de dış cephe kaplama işlemlerinin yapılması, belirli yasal düzenlemelere uygun olarak gerçekleştirilmelidir. Yapı sahipleri veya müteahhitler, bu konuda ilgili yönetmelikleri inceleyerek, mantolama işlemlerini uygun şekilde yapmalı ve yetkili kurumların denetimlerine uygun bir şekilde hareket etmelidirler.
Isı Yalıtımı yeni binalar için, meşru mecburiliktir. 2000 senesindan bu yana yürürlükte olan "Binalarda Isı Yalıtım Yönetmeliği" ne göre, bu tarihten sonra inşa edilen yeni binalar dış cephe mantolama olarak projelendiriliyor. Yönetmeliğin 1 Kasım 2008 tarihinde yürürlüğe giren revizyonu gereğince, sahip olunan eski binaların tadilatla yenilenen ve ek edilen kısımları da, bundan sonra enerji verimli olarak projelendirilmek mecburiyetindedır.
5627 Enerji Verimliliği Kanunu ve bu kanuna bağlı olarak çıkartılan Binalarda Enerji Performansı yönetmeliğine göre 1 Ocak 2011'tarihi itibari ile 50 m² üzeri inşaat alanına sahip bütün binalarda Enerji Kimlik Belgesi çıkarılması mecburi duruma gelmiştir. Enerji Kimlik Belgesinin çıkartılmaması da yeni pek çok yaptırım ve parasal külfeti yanında getirerek, mantolama uygulamasını mecburi duruma getirmiştir.
Binalarda Enerji Performansı yönetmeliğine göre,
Enerji Kimlik Belgesi, asgari olarak binanın enerji ihtiyacı, enerji tüketim sınıflandırması, mantolama özellikleri ve ısıtma ve/ya da soğutma sistemlerinin verimi ile alakalı bilgilerini sahibi olan bir belgedir. Sonuç olarak verildiği binanın enerji performansını göstermektedir. Enerji Kimlik Belgesine göre bütün binalar A ve G harfleri aralığında bir Enerji Sınıfı alır. A verimli bina, G ise yetersiz bina manasına gelmektedir. Olması gereken yapı ve yalıtım standartlarını tam olarak gerçekleştiren bir bina ise C enerji katagorisini alacaktır.
Mevcut binalar 2 Mayıs 2017 tarihine kadar Enerji Kimlik Belgesi alabilmek mecburiyetinde.
Yanlış, yanlış ya da asılsız Enerji Kimlik Belgesi düzenlenmesi ile 19 Ocak 2012 Tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan Enerji Verimliliği Kanunu 2012 senesine ait Güncel İdari Para Cezalarını sahibi olan tebliğe göre bina sahibi yada yönetimleri 29.140 TL İdari Para Cezası ile karşı karşıya kalma ihtimalleri bulunmaktadır.
Türkiye'de yeni uygulanan binalarda Enerji Kimlik Belgesi çıkartmak 1 Ocak 2011 tarihi itibari ile mecburi duruma getirilmesine rağmen sahip olunan binalara Enerji Kimlik Belgelerini tamamlamaları amacıyla 2017 senesine kadar vakit tanınmıştır. Mevcut binalar için enerji katagorisi sınırlaması bulunmamaktadır. Yani sahip olunan binanızın enerji katagorisi C katagorisinin altında çıkabilir.
Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliğine göre 2017 senesindan sonra binanızın enerji katagorisinin C katagorisinin altında olması durumunda ise bina sahiplerini pek çok yaptırım beklemektedir. 2017 senesindan sonra bütün bina alım – satım ve kiralamalarında Enerji Kimlik Belgesinin ibraz edilmesi mecburi olacaktır. Yine, yapılacak düzenlemeler yardımıyla binalar enerji sınıflarına göre bir vergilendirmeye tabi tutulacaktır.
Enerji sınıfları bakımından sınıflandırmaya tabi tutulan binalar atık enerji verimliliklerine göre vergilendirilebilecek, en çok vergiyi G katagorisi en az vergiyi A katagorisi olmak üzere verimliliklerine göre ödeyeceklerdir. Hem de 2017 senesindan sonra bütün bina alım – satım ve kiralamalarında Enerji Kimlik Belgesinin ibraz edilmesi mecburi olacaktır. Böylece satın alan ya da kiralayan aldığı yapının Enerji Sınıfının ne olduğunu bilecek ve tercihini buna göre yapabilecektir. Bu da binalara olan isteği ve yapı fiyatlarına yansıyacaktır.
Sıkça sorulan sorulardan biri olan "Mantolama Zorunluluğu Kalktı mı?" sorusunun cevabını da verelim. Hala yürürlükte olan kanuna göre Isı Yalıtımı (Mantolama) mecburiliği devam etmektedir.
Sonuç olarak 2017 senesi itibari ile enerji kimlik belgesi olmayan binaların alım – satım ve kiralamaları yapılamayacak üstelik daha yüksek vergiler ödemek mecburiyetinde kalacaklardır. Böyle bir halle karşılaşmamak amacıyla sahip olunan yalıtımsız eski binalarımıza ısı yalıtımı yaptırmak bundan sonra bir mecburilik durumuna gelmiştir.
MADDE 25 – (15) (Ek:RG-1/4/2010-27539) Binalar ya da bağımsız bölümlere dair alım, satım ve kiraya verme ile alakalı iş ve işlemlerde enerji kimlik belgesi düzenlenmiş olması koşulu aranır. Binanın ya da bağımsız bölümün satılması ya da kiraya verilmesi safhasında, mal sahibi enerji kimlik belgesinin bir suretini alıcıya ya da kiracıya verir.
GEÇİCİ MADDE 3 – (1) Mevcut binalar ve inşaatı devam edip şimdilik yapı kullanım izni almamış binalar amacıyla Enerji Verimliliği Kanununun yayımı tarihinden itibaren on sene içerisinde Enerji Kimlik Belgesi düzenlenir. ( Enerji Verimliliği Kanununun yayım tarihi 02.05.2007 dir. )
Duvar, tavan, çatı ya da döşemelere programı yapılacak mantolama malzemeleri ile cepheler kaplanarak ısı tasarrufu da sağlanabilmektedir. Genellikle bina için genel bir program prosedürü hesaba katıldığında ise METPOR SÖVE ve MANTOLAMA Sistemleri danışarak binaya izolasyon yapmak için işlemlerinden faydalanabilirsiniz.
Dış cephe duvarları, cam ve doğramalar, çatılar, döşeme ve tesisatta ısı geçişini önlemeye yönelik alınan önlemler dış cephe kaplama ile yanısıra tasarrufu da getiriyor. Bina ortamında ses, su, nem, sıcak, soğuk gibi faktörlerin insan sağlığını da olumsuz yönde etkileyecek boyutlarını en aza indiren dış cephe kaplama modelleri yardımıyla yaşam alanlarında konforlu bir kullanım olanağı bulabilirsiniz.
Karbonlu EPS strafor malzemelere siyah veya gri rengi veren içeriğindeki bu grafit ısı reflektörleridir. Grafit, sıcak ve soğuğu daha iyi yansıtarak konvansiyonel (beyaz strandart) EPS strafordan daha mantolamanın verimli olmasını sağlar. B1 sınıfı yangın katagorisinde olan karbonlu siyah EPS strafor mantolama malzemeleri, düşük yoğunluklarda olduğunda bile ısı iletkenlik grubu 035'e dahildir (TS 7316 - EN 13163).
Mantolama yapılması gereken alanlar olarak en başta, iç mekan tavanları, boşluk duvarları ve dış duvarlar gelmektedir. Eps strafor malzemenin cnc makinelerinde istenilen formlarda rahatça kesilebilir ve gerek kalıp yöntemiyle doğrudan baskı yaöntemiyle üretilebilmesinden dolayı dış cephe kaplama modelleri için esnek tasarımlar yapılması konusunda avantajlar sunar. Farklı varyant seçenekleri sunan bu malzeme çeşitleri, benzerlerinde olmayan bu önemli özellik, bu malzemeleri bir adım öne çıkarıyor. Bir binaya mantolama ile yalıtım yapmak, enerji tüketiminde ve buna bağlı olarak yakıt tüketiminde de önemli tasarruf sağlar.
Dış Cephe Kaplama Modelleri Fiyatları
Mantolama nedir? diye soracak olursak, dış cephe kaplama malzemeleri kullanılarak ısı kayıplarını ortadan kaldıran, ısı yalıtımı sağlayıp dış cephe kaplama işlemlerinin tamamına "mantolama" diyebiliriz.
Yalıtım stratejisi olarak mantolama, dış cephe için en popüler "dış cephe kaplama" uygulamasıdır. Isı olarak tabir ettiğimiz enerji, bir yapının duvarlarından, pencerelerinden, çatısından ve tabanlarından yayılmaya başlar.
Mantolama, boşa giden enerjiyle gayret için kullanılan bir usuldür. Bir binanın duvarlarının izolasyon perfomansını güçlendiren bir çözümü temsil eder. Ayrıca, bu teknik onları hava geçirmez hale getirir ve havalandırmayı optimize eder. Bir konutun izolasyon niteliğini belirlemek için öncelikle termal uzmanlık gerekliliktir. Performansı artırmak için hangi çözümlerin en uygun olduğunu öğrenmenizi sağlar.
Eps strafor malzemenin rahatça kesilebilir ve gerek kalıp yöntemiyle gerekse cnc makinelerinde istenilen söve formlarda kesilebilir olması dış cephe kaplama modelleri için esnek tasarımlar yapılması konusunda avantajlar sunar.
Mantolama ve Söve Uygulamaları
Mantolama ile ilgili söylememiz gereken bir başka konu da özellikle büyük şehirler başta İstanbul olmak üzere, bütün illerimizde uygulanmakta olan "dış cephe kaplama yöntemi" olduğudur. Binalarda mantolama stratejisi sadecece evlerin "dış cephe" bölümünde yapılan bir yöntem değildir. Tamamlayıcı unsur olarak, iç cephede de uygulanan yalıtım stratejileri arasında "iç cephe mantolama" sistemleri de vardır.
EPS strafor köpük, en iyi mantolama malzemeleri olarak tanımlanabilir. Karbonlu siyah EPS bünyesindeki grafit ısı reflektörleri sayesinde "yalıtım" özelliği mükemmel tasarlanmış bir EPS (Expanded Polistren) ısı yalıtım malzemeleridir.
Mantolama paket sistemlerinde dikkat edilmesi gereken önemli bir detay, paket sistemi üreticisinin güvenilir mantolama firmaları arasında olmasıdır. Fugalı mantolama veya yalı baskı cephe kaplaması gibi mantolama sistemlerinde Metpor Dekor kendi üretimi olan hazır ısı yalıtım levhalarını kullanmaktadır.
İç Cephe Dekorasyonunda Strafor Duvar Panelleri
İç duvar uygulamalarında kullanıldığında, strafor duvar paneli şık bir "ev dekorasyonu" ve bununla birlikte yüksek oranda "izolasyon" sağlar. İç cephede daire mantolama amaçlı kullanılan strafor duvar kaplama panelleri boya veya ektra farklı bir uygulama yöntemi gerektirmez.
Köpük levha aynı kalınlıktaki başka malzemeler ile kıyaslandığında iki katından fazla mantolama ve kusursuz termal direnç sağlar. Çeşitli uygulamalarda kullanılmak için basitçe ihtiyaç duyulan ebatlara kesilebilirler.
Sıcaklık ve Buhar İlişkisi, Mutlak ve Bağıl Nem, Buhar Basıncı
Sıcaklık, buhar basıncı ve nem oranı, birbirleriyle yakından ilişkili olan atmosferik koşullardır. Bu konseptler, binalarda konforlu bir ortam yaratmak için önemlidir ve aynı zamanda birçok endüstriyel uygulamada da kritik bir rol oynarlar.
Sıcaklık, bir maddenin moleküllerinin ortalama kinetik enerjisine bağlıdır. Yani, bir maddenin ısısı arttıkça, molekülleri daha hızlı hareket eder ve sıcaklığı da artar. Sıcaklık, genellikle Celsius, Fahrenheit veya Kelvin ölçeği kullanılarak ifade edilir.
Buhar basıncı, sıcaklıkla yakından ilişkilidir ve bir maddenin gaz haline geçme eğilimini ifade eder. Buhar basıncı, bir maddenin yüzeyindeki moleküllerin hareketinden kaynaklanır ve sıcaklık arttıkça buhar basıncı da artar.
Nem oranı, havadaki su buharının yoğunluğunu ifade eder ve genellikle bağıl nem (RH) olarak ölçülür. Bağıl nem, havanın belirli bir sıcaklıkta tutabileceği en yüksek su buharı yoğunluğu ile mevcut su buharı yoğunluğu arasındaki oranı ifade eder. Bağıl nem, % olarak ifade edilir ve 100% RH, havadaki su buharı yoğunluğunun en yüksek olduğu durumu ifade eder.
Buhar basıncı, nem oranı ve sıcaklık gibi atmosferik koşullar, ısı yalıtımı uygulamalarında çok önemlidir. Yalıtım malzemeleri, buhar geçişini kontrol etmek ve binalarda konforlu bir ortam sağlamak için tasarlanmıştır. Binaların ısısını korumak ve enerji tasarrufu yapmak için doğru ısı yalıtımı ve buhar kontrolü çok önemlidir.
İçinde hayat sürdüğümüz atmosferi ortaya getiren gazlardan biri de su buharıdır. Bir gaz karışımı olan atmosferdeki bileşenlerin her birinin seviyesi sabittir. Buna karşılık, su buharı seviyesi atmosferin ısısı ile değişmektedir.
Mutlak Nem:
Mutlak nem, belirli bir hacimdeki havanın içerisindeki su buharı miktarının mutlak olarak ifade edildiği bir ölçü birimidir. Mutlak nemin birimi genellikle gram/m³ olarak kullanılır.
Bağıl Nem:
Bağıl nem, belirli bir hacimdeki havanın içerisindeki su buharı miktarının, o hacimdeki maksimum su buharı miktarına (doğal nem) oranıdır. Bağıl nemin birimi yüzde (%) olarak ifade edilir.
Buhar Basıncı:
Sıcaklıkla ilişkili olarak havadaki su buharı miktarının ölçüldüğü basınçtır. Buhar basıncı, sıcaklığa ve bağıl neme bağlı olarak değişir. Buhar basıncının birimi genellikle Pascal (Pa) ya da HektoPascal (hPa) olarak kullanılır.
Sıcaklık ve Buhar İlişkisi:
Sıcaklık, havadaki su buharı miktarını doğrudan etkileyen bir faktördür. Sıcaklık arttıkça, havanın tutabileceği maksimum su buharı miktarı da artar. Bu nedenle, sıcaklık yükseldikçe bağıl nem oranı düşebilir. Örneğin, 30°C sıcaklıktaki havada 20 gram/m³ mutlak nem varsa, bağıl nem oranı %28'dir. Ancak sıcaklık 20°C'ye düşerse, havanın tutabileceği maksimum su buharı miktarı da düşeceğinden, 20 gram/m³ mutlak nem oranı artar ve bağıl nem oranı %46'ya yükselir.
Sonuç olarak, sıcaklık ve nem oranı, hava kalitesi ve insan sağlığı için önemlidir. Bu nedenle, özellikle binalarda ısı yalıtımı ve havalandırma sistemleri gibi konulara dikkat edilmelidir.
Havanın belirli sıcaklık derecelerinde 1 m³'ünün sabit basınç altında taşıyabileceği en çok su seviyesina doymuş su buharı seviyesi (Gs) denir. Sıcaklık arttıkça, bu değer artar. Örneğin, 20°C'de normal atmosfer basıncı altında 1 m3 hava en çok 17.2 gr su buharını taşıyabilirken, 25°C'de bu oran 22.9 gr.'a, 100°C'de ise 599 gr.'a kadar artabilmektedir.
Havanın 1 m3'ünün belirli bir sıcaklıkta barındırdığı su buharı seviyesina mutlak nem denir. Mutlak nemin doymuş su buharı seviyesine ise bağıl nem (cp) (rölatif, nisbî, göreceli nem) adı verilir. Buradan anlaşılacağı gibi doymuş su buharının bağıl nem sayısal değeri %100'dür. Bu sayısal değerin altında olan bağıl nem değerleri sıcaklık azaldığı takdirde %100'e ulaşacak, yani bu hal yoğuşma olarak görülecektir.
Herhangi bir mekânı dolduran havanın içerisinde barındırdığı su buharının da kendisine özgü bir basıncı vardır. Bu basınç, sıcaklığa bağlı olarak doymuş buhar basıncı (Ps) olarak adlandırılır. Herhangi bir bağıl nem sayısal değerinde bu basınç aynı sıcaklıkta doymuş buhar basıncı ile bağıl nem sayısal değerinin çarpımından elde edilebilir. Su buharının basıncı da iç ve dış cephe koşullarına bağlı olarak değişiklikler gösterir. Bu farkın esas sebebi iç ve dış bölge sıcaklıklarının değişik olmasıdır.
Burada bağıl nemin çok değişik olması basıncın üstünde o denli etkili değildir. Kış koşullarında genelde iç mekân dış mekândan daha sıcak bulunduğu amacıyla iç bölge havası daha çok su buharı tutar ve bunun neticesinde iç mekânda dışa göre daha yüksek su buharı basıncı oluşur. Bu basınç farkı sebebiyle iç bölgedan dış bölgeye doğru bir buhar akımı ortaya gelir. Kabaca, buhar akımının ısı akımıyla aynı yönde bulunduğu söylenebilir. Bütün bu oluşuu kontrol altında tutmanın en güzel yolu dış cephe kaplama yani mantolama yaptırmak olacaktır.



Metpor
info@metpordekor.com
Okunma Sayısı : 21 510