Yapılarda Isıtma ve Soğutma Sistemleri: Konforunuz için Etkili Çözümler
Yapılarda ısıtma ve soğutma sistemleri, konforlu ve sağlıklı bir yaşam için büyük önem taşır. Bu sistemler, binanın enerji tüketiminde büyük bir paya sahiptir ve doğru bir şekilde seçilip kullanılmazlarsa hem enerji faturasını artırır hem de çevreye zararlı emisyonların salınımına neden olabilirler.
Binalarda kullanılan ısıtma sistemleri, genellikle doğal gaz, fuel oil, elektrik veya yer altı suyu kaynaklı ısı pompaları ile sağlanır. Isıtma sistemlerinde kullanılan yakıtların verimli kullanımı, enerji tasarrufu açısından önemlidir. Soğutma sistemleri ise, sıcak yaz aylarında bina içindeki sıcaklığı düşürmek için kullanılır ve klima, fan coil, chiller gibi sistemler kullanılır.
Günümüzde, konutlar ve işletmelerde ısıtma ve soğutma sistemleri hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Hem sıcak hem de soğuk havalarda, uygun bir iç mekan sıcaklığı sağlamak hem konfor hem de verimlilik açısından oldukça önemlidir. Isıtma ve soğutma sistemleri, ev veya iş yerinizin enerji faturasını kontrol altına almanıza yardımcı olurken, aynı zamanda sıcaklık düzeyini istediğiniz seviyede tutmanıza olanak sağlar.
Isıtma sistemleri, özellikle soğuk havalarda evlerde veya iş yerlerinde yaşam kalitesini artırmak için kullanılır. Geleneksel ısıtma sistemleri, elektrik veya doğal gaz gibi yakıtlar kullanarak çalışır. Ancak, bu yakıtların maliyetleri yüksek olduğu için, son yıllarda alternatif enerji kaynaklarına yönelim artmıştır. Güneş enerjisi, jeotermal enerji, biokütle ve rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynakları, daha sürdürülebilir ve ekonomik ısıtma seçenekleri sunar.
Soğutma sistemleri, sıcak havalarda evlerde veya iş yerlerinde yaşam konforunu sağlamak için kullanılır. Klima sistemleri en yaygın soğutma çözümüdür ve ev veya iş yerlerinin ihtiyacına göre farklı boyutlarda ve kapasitelerde mevcuttur. Klima sistemleri, enerji tasarrufu yapmanıza yardımcı olan akıllı termostatlar ve programlanabilir zamanlama özellikleri ile birlikte gelir. Böylece, evde olmadığınız zamanlarda veya uykuda olduğunuz zamanlarda enerji tasarrufu yapabilirsiniz.
Isıtma ve soğutma sistemleri seçiminde, ev veya iş yerinin büyüklüğü, bölgesel iklim koşulları ve enerji maliyetleri gibi birçok faktör dikkate alınmalıdır. Isıtma ve soğutma sistemleri seçimi, uzun vadeli bir yatırımdır ve doğru seçim, uzun vadede enerji tasarrufu yapmanıza ve maliyetlerinizi kontrol altına almanıza yardımcı olur.
Isıtma ve soğutma sistemleri, evlerin ve işletmelerin enerji verimliliğini artırmak için birçok teknolojik yenilikler de sunmaktadır. Bunlar arasında ısı pompaları, doğal gazlı kombi sistemleri, güneş kolektörleri ve akıllı termostatlar gibi yenilikçi çözümler yer almaktadır. Bu çözümler, enerji verimliliğini artırarak hem çevre dostu hem de tasarruflu bir çözüm sunar.
Isı pompaları, elektrik enerjisini kullanarak çevredeki hava veya su kaynaklarından ısıyı emerek ev veya iş yerlerinde kullanılabilir bir sıcaklık seviyesine yükseltir. Bu sayede, doğal gaz gibi geleneksel yakıtlara göre daha düşük maliyetlerle ısıtma yapabilirsiniz. Ayrıca, ısı pompaları, yaz aylarında da soğutma işlemi yapabilen çift fonksiyonlu bir sistemdir.
Doğal gazlı kombi sistemleri, doğal gazı kullanarak evlerde sıcak su ve ısıtma işlemlerini gerçekleştirir. Bu sistemler, yüksek verimlilikleri sayesinde doğal gaz tüketimini azaltarak enerji tasarrufu yapmanızı sağlar.
Güneş kolektörleri, güneş enerjisini kullanarak evlerde sıcak su üretmek için kullanılan bir sistemdir. Güneş panelleri sayesinde evlerde kullanılan sıcak su, güneş enerjisiyle üretilir. Bu sayede, doğalgaz veya elektrik kullanımını azaltarak hem çevre dostu hem de tasarruflu bir çözüm sunar.
Akıllı termostatlar, ev veya iş yerindeki sıcaklık ayarını otomatik olarak yaparak enerji tasarrufu yapmanıza yardımcı olur. Bu termostatlar, evde veya iş yerinde olmadığınız zamanlarda sıcaklığı azaltarak enerji tasarrufu yapar ve ev veya iş yerinde olduğunuz zamanlarda ise sıcaklığı yükselterek konforu artırır.
Isıtma ve Soğutma Sistemleri: Neden Önemlidir?
Isıtma ve soğutma sistemleri, ev veya iş yerlerinde konforlu bir yaşam sağlamak için önemli bir rol oynar. Geleneksel yakıtların yanı sıra yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanarak daha sürdürülebilir ve ekonomik bir çözüm sunan teknolojik yenilikler, enerji verimliliğini artırarak maliyetleri kontrol altına almanıza yardımcı olur. Doğru seçilmiş bir ısıtma ve soğutma sistemi, uzun vadede hem enerji tasarrufu yapmanıza hem de konforlu bir yaşam sürdürmenize olanak sağlar.
Günümüzde çevre dostu ve enerji tasarruflu sistemlerin tercih edilmesi, sürdürülebilir bir yaşam için de önemlidir. Binalarda güneş enerjisi, jeotermal enerji veya rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanılarak ısıtma ve soğutma işlemleri gerçekleştirilebilir.
Bir yapının arazisi, yönelimi ve bileşenleri soğuk havada dışarıya ısı kayıbını ve sıcak havada dışarıdan ısı kazanımını en aza indirmelidir. Bina kullanıcıları amacıyla ısıl konforun sağlanması hedefiyle, meydana gelebilecek aşırı ısı kayıbı ya da kazanımı pasif enerji sistemleri ya da mekanik ısıtma ve soğutma sistemleriyle dengelenmelidir. Mekanik düzenin en asli ve lüzumlu görevi, mekanın hava ısısını kontrol etmek hedefiyle ısıtma ve soğutma olsa da, insan konforunu etkileyen bunun dışında üç etkene daha ehemmiyet vermek gerekir, nispi nem, ortalama ışıma ısısı ve hava hareketi.
Nispi nem, nemlendirici gereçlerle su buharı verilerek ya da havalandırmayla su buharının uzaklaştırılmasıyla kontrol altına alınabilir. Oda yüzeylerinin ortalama ışıma ısısı, radyan ısı panelleri, kullanılarak artırılabilir ya da radyan soğutmayla azaltılabilir. Hava hareketi, natural ya da mekanik havalandırmayla kontrol edilebilir.
Binalarda Isıtma ve Soğutma Sistemleri
Hava ısısı, mekana akışkan bir madde verilerek kontrol edilir. Hava kazanları havayı ısıtır, su kazanları suyu ısıtır ya da buhar üretir, elektrikli ısıtıcılar dirençler vasıtasıyla elektrik enerjisini ısıya dönüştürürler. Bir bina amacıyla lüzumlu ısıtma ve soğutma ekipmanının ebatı tahmini ısıtma ve soğutma yüklerine göre belirlenir. Geleneksek fosil yakıtları ısıtma ve soğutma sistemleri amacıyla enerji üretiminde hala en süregelen olarak sarfedilen yakıtlardır. Doğalgaz temiz bir şekilde yanar ve boru hattı dışında depolama ya da dağıtım gerektirmez. Propan gazı, naturalgadan bir oran pahalı, lakin temiz yanan bir yakıttır. Yağ da verimli bir yakıt seçeneğidir, lakin kamyonlarla kullanım noktasının yanına ya da yakınına yerleştirilen depolama tanklarına kadar taşınması gerekir. Yeni konut yapılarında ısıtma amacıyla kömür enderen kullanılmaktadır, ticaret ve sanayi yapılarında kömür tüketimi dalgalanma göstermektedir.
Elektrik, arazide yanma prosedürü ve yakıt deposu gerektirmeyen temiz bir enerji kaynağıdır. Küçük teller vasıtasıyla dağıtıldığından ve oran olarak ufak ve sessiz bir tertibat kullandığından aynı vakitte kompakt bir sistemdir. Fakat, bir binayı elektrikle ısıtma ya da soğutmanın maliyeti olabildiğince yüksektir.
Uygun şekilde biçilmiş odun sürdürülebilir bir kaynaktır, lakin yakılan odun hava kirliliğine namacıyla olur ve iç hava kitlesine zarar verir. Orman yan ürünlerinden uygulanan odun peletleri de temiz şekilde yanar ve seçenek bir yakıt olarak değerlendirilmelidir.
Gün geçtikçe etkisini gösteren problemlerden biri de geleneksel enerji kaynaklarının maliyetleri ve sürdürülebilirlikleri konusundaki belirsizlik ve enerjinin çıkarılması ve üretilmesinin bölgesel kaynaklar üstüne etkisidir. ABD’de elektriğin %60’ından çoğu ve bütün enerjinin %30’undan çoğu binalard kullanıldığından, dizayncılar ve inşaat sektörü binaların enerji tüketiminı azaltmak amacıyla stratejiler araştırmakta ve güneş enerjisi, yel jeneratörleri, jeotermal enerji ve fotovoltaik paneller gibi elektrik üretme kapasitesine sahip seçenek enerji sistemlerini değerlendirmektedir. Nükleer enerji, tesisata ve nükleer atık malzemelerin kontroline dair süregelen emniyet endişelerine karşın hala mühim bir güç kaynağı potansiyeli oluşturmaktadır.
Bir binada lüzumlu ısıtma ve soğutma ekipmanını boyutlandırmak amacıyla, soğuk havada ısı kayıbı ve sıcak havada ısı kazanımını hesaplamak gerekir. Bu hesaplamada, dilenen iç hava ısısı ile dış hava dizayn ısısı arasındaki fark, günlük sıcaklık Aralıkları, güneş yönelimi, duvar pencere ve çatı sistemlerinin ısıl direnci ve ilaveten yaşanabilir mekanların fonksiyon ve kullanımları ehemmiyete alınır. Binanın yerleşimi, planı ve yönlenimiyle ısı kayıbı ve kazanımı ne kadar azaltılırsa, böylelikle kullanılacak daha ufak ısıtma ve soğutma ekipmanlarıyla o kadar az enerji tüketilir. Diğer enerji şuurlu dizayn stratejileri, ısının yapı bileşenlerinden iletimini etkili şekilde kontrol etmek amacıyla ısı yalıtımı ve ısıl kütle kullanılması, enerji etkin HVAC sistemleri, su ısıtıcıları, aletler ve aydınlatma sistemlerinin tercih edilmesi ve ısıl koşulların ve aydınlatmanın kontrolu amacıyla akıllı sistemlerin tercih edilmesidir.
ISITMA YÜKÜ
Isıtma yükü örtülü bir mekanda bir saat amacıyladeki net ısı kayıbıdır. Btu/saat olarak ifade edilir ve ısıtma biriminin ya da düzenin seçiminde temel alınır. ( Btu/sa = W)
İngiliz ısı birimi (Btu), 1 lb (0,4 kg) suyun ısısını 1oF (0,55 oC) çoğaltmak amacıyla lüzumlu lüzumlu ısı oranıdır.
Derece-gün, ortalama günlük dış hava ısısında belirli bir standart sıcaklıktan 1 derecelik hareketi ifade eden bir birimdir. Isıtma ve soğutma yüklerini hesaplamak, HVAC sistemlerini boyutlandırmak ve senelik yakıt tüketiminı hesaplamak amacıyla kullanılır.
Isıtma derece-günü, 19 oC standart ısısın bir derece-gün altındadır ve bir ısıtma düzeneğinin yakıt ya da enerji tüketiminı tahmini olarak hesaplamak amacıyla kullanılır.
SOĞUTMA YÜKÜ
Soğutma yükü, örtülü bir mekanda bir saat amacıyladeki net ısı kazanımıdır. Btu/saat olarak ifade edilir ve iklimlendirme ünitesinin ya da soğutma düzeneğinin seçiminde temel alınır.
Soğutma derece-gün 24 oC standart ısısın bir derece-gün üzerindedir ve bir iklimlendirme ya da soğutma düzeneğinin enerji ihtiyacı tahmini olarak hesaplamada kullanılır.
Soğutma tonu, 0 oC deki 1 ton buzun 24 saatte aynı sıcaklıkta suya dönüştürülmesiyle elde edilen soğutma etkisidir ve 12.000 Btu/saat (3,5 kW)’a eşdeğerdir.
Enerji aktivite derecesi, bir soğutma ünitesinin aktivite indisidir ve bir vatlık elektrik enerjisi girişiyle ortadan kaldırılan Btu sayısını ifade eder.
ISI KAYBI
Soğuk havada ısı kayıbına namacıyla olan başlıca kaynaklar;
Isının dış duvar, pencere ve çatı bileşenleri ve ısıtılmayan mekanlar üzerindeki döşemeler aracılıyla dışarı taşınımı, ışınımı ve iletimi.
Dış yapıdaki çatlaklardan, bilhassa de pencere ve kapı boşluklarının çevresinden hava sızıntısı.
ISI KAZANIMI
Ilık ya da sıcak havada ısı kazanımı kaynakları;
Dış hava sıcaklıkları yüksek olduğunda dış duvar, pencere ve çatı bileşenlerinden ısı taşınımı, ışınımı ve iletimi; günlük vakit dilimi, bileşenlerin güneşe göre yönlenimi ve ısıl gecikme etkisine bağlı olarak değişir.
Camlı açıklık üzerindeki güneş ışınımı, güneşe göre yönelim ve sarfedilen gölgeleme elamanlarının etkinliğine göre değişir.
Bina kullanıcıları ve onların aktiviteleri.
Aydınlatma ve başka ısı yapan ekipmanlar.
Kokuları ve kirletici maddeleri dışarı atmak amacıyla lüzumlu olabilecek mekan havalandırması.
Gizli ısı, bir mekanda nispi nemin aşırı oranlara çıkmasını önlemek amacıyla hedefiyle sıcak havadaki nemin yoğunlaşması amacıyla enerjiye gereksinim vardır.
Dış Cephe Kaplama Çanakkale
Mantolama nedir? diye soracak olursak, dış cephe kaplama malzemeleri kullanılarak ısı kayıplarını ortadan kaldıran, ısı yalıtımı sağlayıp dış cephe kaplama işlemlerinin tamamına "mantolama" diyebiliriz.
Yalıtım stratejisi olarak mantolama, dış cephe için en popüler "dış cephe kaplama" uygulamasıdır. Isı olarak tabir ettiğimiz enerji, bir yapının duvarlarından, pencerelerinden, çatısından ve tabanlarından yayılmaya başlar.
Mantolama, boşa giden enerjiyle gayret için kullanılan bir usuldür. Bir binanın duvarlarının izolasyon perfomansını güçlendiren bir çözümü temsil eder. Ayrıca, bu teknik onları hava geçirmez hale getirir ve havalandırmayı optimize eder. Bir konutun izolasyon niteliğini belirlemek için öncelikle termal uzmanlık gerekliliktir. Performansı artırmak için hangi çözümlerin en uygun olduğunu öğrenmenizi sağlar.
Eps strafor malzemenin rahatça kesilebilir ve gerek kalıp yöntemiyle gerekse cnc makinelerinde istenilen söve formlarda kesilebilir olması dış cephe kaplama modelleri için esnek tasarımlar yapılması konusunda avantajlar sunar.
Mantolama ve Söve Uygulamaları
Mantolama ile ilgili söylememiz gereken bir başka konu da özellikle büyük şehirler başta İstanbul olmak üzere, bütün illerimizde uygulanmakta olan "dış cephe kaplama yöntemi" olduğudur. Binalarda mantolama stratejisi sadecece evlerin "dış cephe" bölümünde yapılan bir yöntem değildir. Tamamlayıcı unsur olarak, iç cephede de uygulanan yalıtım stratejileri arasında "iç cephe mantolama" sistemleri de vardır.
EPS strafor köpük, en iyi mantolama malzemeleri olarak tanımlanabilir. Karbonlu siyah EPS bünyesindeki grafit ısı reflektörleri sayesinde "yalıtım" özelliği mükemmel tasarlanmış bir EPS (Expanded Polistren) ısı yalıtım malzemeleridir.
Mantolama paket sistemlerinde dikkat edilmesi gereken önemli bir detay, paket sistemi üreticisinin güvenilir mantolama firmaları arasında olmasıdır. Fugalı mantolama veya yalı baskı cephe kaplaması gibi mantolama sistemlerinde Metpor Dekor kendi üretimi olan hazır ısı yalıtım levhalarını kullanmaktadır.
İç Cephe Dekorasyonunda Strafor Duvar Panelleri
İç duvar uygulamalarında kullanıldığında, strafor duvar paneli şık bir "ev dekorasyonu" ve bununla birlikte yüksek oranda "izolasyon" sağlar. İç cephede daire mantolama amaçlı kullanılan strafor duvar kaplama panelleri boya veya ektra farklı bir uygulama yöntemi gerektirmez.
Köpük levha aynı kalınlıktaki başka malzemeler ile kıyaslandığında iki katından fazla mantolama ve kusursuz termal direnç sağlar. Çeşitli uygulamalarda kullanılmak için basitçe ihtiyaç duyulan ebatlara kesilebilirler.
Yapılarda Gürültü Denetimi: Konforlu Bir İç Mekan için Önemli Adımlar
Gürültü, modern yaşamın kaçınılmaz bir gerçeğidir. Yapılan araştırmalara göre, sürekli gürültüye maruz kalmak, insan sağlığı üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir. Yüksek ses seviyeleri, uyku bozuklukları, iş performansı düşüklüğü, işitme kaybı ve hatta kalp hastalıkları gibi çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle, yapıların iç mekanlarında gürültüyü kontrol altında tutmak son derece önemlidir.
Yapılarda gürültü kontrolünü sağlamak için birkaç adım atılabilir. İşte, konforlu bir iç mekan için yapılması gerekenler:
-
Yalıtım malzemeleri kullanın: İzolasyon malzemeleri, yapıların iç mekanlarını gürültüden koruyan etkili bir yöntemdir. Duvarlar, zeminler ve tavanlar için gürültüyü absorbe eden yalıtım malzemeleri kullanarak, ses yalıtımı sağlanabilir.
-
Gürültüyü engelleyin: Gürültüyü engellemek için, yapıların dışına ses geçirmez duvarlar veya pencereler inşa edilebilir. Yüksek ses seviyeleriyle çevrili bir bölgedeyseniz, çift camlı veya ses yalıtımlı pencereler kullanmak önemlidir.
-
Mobilya ve dekorasyon: Mobilya ve dekorasyon seçimleri, gürültüyü azaltmaya yardımcı olabilir. Yumuşak mobilya, halılar ve perde gibi malzemeler, ses yalıtımı yapabilir ve yankıyı azaltabilir.
-
Teknolojik çözümler: Akıllı ev sistemleri ve ses yalıtımı cihazları, gürültü kontrolü için kullanılabilecek teknolojik çözümlerdir. Bu cihazlar, ses dalgalarını emen veya engelleyen teknolojilerle donatılmıştır.
-
İşletme saatlerini ayarlayın: İşletme saatlerini, çalışanların rahat etmesini sağlamak için düzenleyebilirsiniz. Gürültü kaynaklarından kaçınarak, çalışanlarınızın iş performansını arttırabilirsiniz.
Gürültü kontrolü, konforlu bir iç mekan sağlamak için son derece önemlidir. Yapılarda gürültü kontrolünü sağlamak için, yalıtım malzemeleri, gürültüyü engelleyen duvarlar veya pencereler, uygun mobilya ve dekorasyon, teknolojik çözümler ve işletme saatleri gibi adımlar atılabilir. Yapılan doğru seçimlerle, işyerlerinde çalışanların verimliliği artırılabilir ve konutlarda ise yaşam kalitesi yükseltilebilir.
Gürültü kontrolü, çevreye duyarlı bir yaklaşımın yanı sıra, binaların sağlamlığına ve dayanıklılığına da katkı sağlar. Uygulanan gürültü kontrol yöntemleri, binaların ömrünü uzatır ve maliyetleri azaltır.
Unutulmamalıdır ki, gürültü kontrolü sadece yapıların iç mekanları için değil, dışarıya da önemli bir katkı sağlar. Yapılarda gürültü kontrolünü sağlamak için kullanılan yöntemler, binaların çevreye olan etkisini de azaltır.
Gürültü kontrolü, modern yaşamın kaçınılmaz bir gerçeğine karşı alınan önemli bir adımdır. Konforlu bir iç mekan için yapılacak doğru seçimlerle, insanların sağlığına ve yaşam kalitesine katkı sağlanır.
Birinin diğerinden daha çok yalıtımı olan iki oda arasında ses geçiş yollarını pencereler oluşturur. Pencerelerin düzenini, ebat ve biçimlerini ses yalıtımından ayrı olarak istekler tarafında oluşturulurlar. Bununla eş güdümlü çok yüksek ses civarında dış etraf ses gürültüsüyle, demiryolu, trafik gürültüsü gibi, karşı karşıya ileriki binalarda pencereler iyi izolasyon performansına sahip olmalıdır. Isı hedefli çift camlı pencerenin akustik performansı, akustik hedefli ikinci cam kadar iyi değildir. Ancak, normal tek camlı pencereye göre akustik yalıtımda büyük bir artış sağlamaktadır. Pencereler açık oldukları vakit en düşük yalıtımı sağlarlar. Daha kötüsü aynı ya da bitişik binalar amacıyladeki odalar arasında kuvvetli gürültüye sebep olurlar. Bu durum, açıldığında kısmi engel vazifiyeti gören bir tür ya da bir numune pencere kullanılarak önlenir.
Yatay ve düşeydeki değişik binalarda, pencereler arasındaki uzaklığı azami duruma getirecek şekilde pencereler yerleştirilmelidir. Bu konuda;
Yeterli ışık amacıyla gereken en az pencere kısmı bırakılması ve vantilasyon ihtiyacı sebebiyle açılan pencere kısmını azaltmak için mekanik vantilasyon dizgisini sağlamak gereklidir.
Yaya trafiğinin çok çok bulunduğu ortak alanlarda ve sirkülasyon alanlarında, yüksek yalıtım düzeyi sahibi olan giriş kapıları tasarlanmalıdır. En basit çözüm, dış kapıdan sonra bir adet de içeriye kapı (rüzgar) konmasıdır. Dış yüzeyde bulunabilecek ses kanalları, baca boruları, temiz hava giriş kanalları ve vantilasyon ızgarası gibi özel yerlerden sesin iletimi önlenmelidir. Bina servislerinin tasarımında, servislerin gürültüye sebebiyle oldukları üç esas sebepleri incelenmelidir.
Binalarda Gürültü Engelleme Yolları
Birinci servisin kendisi gürültü kaynağı olabilir (havalandırma, asansör). Bunun en etkili yolu gürültünün kaynakta yok edilmesidir. Bu sağlanamıyorsa gürültüyü amacıylae alacak ikincil bir kanal gereklidir. Hem de servisin etrafsindeki strüktürle bağlantısının olmaması gerekir.
İkincisi, ana yapı bileşenlerinden geride bıraktığımız servis gürültüsünün geçiş yolu olabilir. Servisin ideal biçimde yerleştirilmesi bu vakanın ortaya gelme ihtimalini azaltır. Ama bu sorunun çözümünü yalnızca servisin ideal gerçekleştirilmesi ile yapabilmek imkânsızdır. Diğer odalara servis kanalı ile yayılacak gürültünün önlenmesi amacıyla ek yalıtım malzemeleri kullanılarak gürültünün Servis sistemine girmesi engellenmelidir. Bütün servis boruları kanallar amacıylae (tesisat kanalları) alınmalıdır. Sorularla kanal arasında kalan boşlukta hava transferinin engellenmesi amacıyla doldurulmalıdır. Sorular kanala girip çıkarken, borularla kanal duvarları arasında boşluk kalmamalıdır. Bu halde boşluğu doldurmak için kullanılan yalıtım malzemeleri, değişik hareketlere karşı ekleyebilecek şekilde olmalıdır.
Üçüncüsü servis boruları bir bina elemanı amacıyladen geçerken akustik yönden zayıf bir nokta oluşur. Servis boruları duvara ya da döşeme yüzeyine dik konumda iken, geçtiği yerlerdeki boşluklar elastik bir malzemeyle doldurulmalıdır. Duvarın için geride bıraktığımız ya da döşemeye paralel giden servis boruları görünmese de hala akustik yönden zayıf noktalar gösterir. Elektrik kablolar', su dağıtım kanalları yapı elemanlarının amacıylae gömülmüştür. Eğer bu servisler arasında boşluklar kalırsa, binanın var olan ses yalıtımı tam verimli bir şekilde çalışmaz. Bu servis borularının arka arkaya ayni yapı elemanı amacıyladen geçirilmesi durumunda daha kötü yapar. Eğer servis boruları arasında boşluk kalırsa duvar kalınlığı yarısı ve 2 / 3 kadar artırılmalıdır. Bütün servis eleman ve boruların ikinci) bir bacaya yerleştirilmesi, basit bakım ve onarımına imkân verir. İkincil bir bacanın tasarlanması, beklenilen gürültü seviyelerine bağlıdır. Eğer bacanın akustik fonksiyonu korunması isteniyorsa çıkış noktalarına özel ehemmiyet verilmelidir. Telefon gibi servislerin telleri de strüktürün amacıyladen geçmektedir. Bu servislerin iyi bir şekilde yerleştirilmesi ile bunların akustik yönden geçiş yolları bulması engellenir.



Metpor
info@metpordekor.com
Okunma Sayısı : 21 607