Isı Yalıtımı Zorunluluğu: Yararları ve Getirileri
Son yıllarda, çevreye duyarlılık artmıştır ve bu da enerji tasarrufu için birçok adımın atılmasına sebep olmuştur. Isı yalıtımı da bu adımlardan biridir. Türkiye'de, binaların enerji verimliliğinin arttırılması amacıyla 2017 yılında "Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği" yayınlanmıştır ve bu yönetmelikle birlikte, ısı yalıtımı zorunlu hale getirilmiştir. Bu yazıda, ısı yalıtımı zorunluluğunun nedenleri ve getirileri hakkında daha fazla bilgi edineceksiniz.
Isı Yalıtımının Nedenleri: Mantolama işlemi, binaların içindeki ısıyı korur ve dışarıdaki ısıyı engeller. Bu sayede, kışın ısınmak için daha az enerji harcanır ve yazın serinlemek için daha az klima kullanılır. Ayrıca, ısı yalıtımı sayesinde binanın içindeki nem oranı kontrol altında tutulabilir ve böylece küf ve rutubet gibi sağlık sorunları önlenir. Bu nedenlerden dolayı, dış cephe kaplama binalar için büyük bir avantajdır.
Isı Yalıtımının Getirileri: Isı yalıtımının getirileri oldukça fazladır. İlk olarak, daha az enerji kullanımı, faturaların düşmesine sebep olur ve böylece bütçe dostu bir çözüm sunar. Ayrıca, daha az enerji kullanımı çevre dostu bir yaklaşımdır ve sera gazı emisyonlarını azaltarak iklim değişikliğine karşı mücadelede etkilidir. Ayrıca, binalarda yapılan ısı yalıtımı sayesinde, ses yalıtımı da sağlanır ve daha sessiz bir ortamda yaşamak mümkün hale gelir.
Binalarda Isı Yalıtımı Artık Vazgeçilmez Bir Gereklilik
Isı Yalıtımının Zorunlu Hale Getirilmesinin Faydaları: 2017 yılında yürürlüğe giren "Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği" ile birlikte, ısı yalıtımı zorunlu hale getirilmiştir. Bu zorunluluk sayesinde, binanın enerji verimliliği artar ve faturalar düşer. Ayrıca, çevreye olan olumsuz etkiler de azaltılmış olur. Isı yalıtımı zorunluluğu ayrıca, bina sahiplerinin binalarının değerini artırmasına yardımcı olur. Çünkü enerji verimliliği arttıkça, binalar daha çekici hale gelir ve daha fazla talep görür. Ayrıca, ısı yalıtımı yapılmış bir bina, daha konforlu bir yaşam alanı sunar ve bu da kiracıları ya da satın alacakları kişileri cezbeder.
Isı yalıtımı, çevreye duyarlı bir yaklaşım olmasının yanı sıra, binalar için birçok avantaj sunar. Isı yalıtımının zorunlu hale getirilmesiyle birlikte, enerji verimliliği artar, faturalar düşer, çevreye olan olumsuz etkiler azalır ve binaların değeri artar. Isı yalıtımı, bir yatırım olarak düşünülebilir ve uzun vadede önemli kazançlar sağlayabilir.
5627 Sayılı Enerji Verimliliği Kanunu ve bu kanuna bağlı olarak çıkartılan Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliğine göre 1 Ocak 2011’tarihi itibari ile 50 m² üzeri inşaat alanına sahip bütün binalarda Enerji Kimlik Belgesi çıkarılması mecburi duruma gelmiştir. Enerji Kimlik Belgesinin çıkartılmaması da yeni pek çok yaptırım ve parasal külfeti yanında getirerek, ısı kaplamalarını mecburi duruma getirmiştir. Şöyleki:
5627 Sasenesi Enerji Verimliliği Kanunu Madde 7 F/1/d Enerji Kimlik Belgesini mecburilik durumuna getirip, programya dair usûl ve temelleri Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliğine bırakmıştır.
5627 Sasenesi Enerji Verimliliği Kanunu Madde 7 F/1/d) Bayındırlık ve İskan Bakanlığı yönünden yürürlüğe konulacak yönetmeliğe göre hazırlanan yapı projeleri kapsamında enerji kimlik belgesi düzenlenir. Enerji kimlik belgesinde binanın enerji ihtiyacı, yalıtım, ısıtma ve/ya da soğutma sistemlerinin verimi ve binanın enerji tüketim sınıflandırması ile alakalı bulgular asgarî olarak bulundurulur. Belgede bulundurulması gereken başka bulgular ile belgenin yenilenmesine ve sahip olunan binalar da dâhil olmak üzere programya dair usûl ve esaslar, Bakanlık ile müştereken hazırlanarak Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca yürürlüğe konulacak yönetmelikle belirlenir.
MANTOLAMA KANUNU
Binalarda enerji performansı yönetmeliğine göre,
Enerji Kimlik Belgesi, asgari olarak binanın enerji ihtiyacı, enerji tüketim sınıflandırması, izolasyon ve ısıtma ve/ya da soğutma sistemlerinin verimi ile alakalı bulgularini sahibi olan bir belgedir. Sonuç olarak verildiği binanın enerji performansını göstermektedir. Enerji Kimlik Belgesine göre bütün binalar A ve G harfleri aralığında bir Enerji Sınıfı alır. A verimli bina, G ise yetersiz bina manasına gelmektedir. Olması gereken yapı ve yalıtım standartlarını tam olarak gerçekleştiren bir bina ise C enerji katagorisini alacaktır.
Yeni yapılacak binalarda 1 Ocak 2011 tarihinden itibaren Enerji Kimlik Belgesi çıkartmak mecburidur.
1 Ocak 2011 tarihiyle bir arada Türkiye’de yeni oluşturulan binalarda yapı kullanım izinlerinin alınabilmesi amacıyla enerji kimlik belgesini çıkartmak mecburi duruma getirilmiştir. Yeni oluşturulan binalara enerji kimlik belgesi düzenlenebilmesi amacıyla binanın Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliğine göre sahip olması gereken yapı ve yalıtım standartlarını karşılayabilecek şekilde inşa edilmiş olması gerekmektedir. Yani yeni inşa edilen binaların enerji katagorisinin azami C olması gerekmektedir. Aksi durumda enerji kmlik belgesi düzenlenemeyeceği amacıyla yapı kullanım izni de alınamayacaktır.
MADDE 5 – (1) (Değişik:RG-1/4/2010-27539) Yeni bina tasarımında, sahip olunan binaların proje farklılığı gerektiren mühim tadilat (dış cephe kaplama) projelerinde, mekanik ve elektrik tesisat değişikliklerinde binanın bilhassarine göre bu Yönetmelikte öngörülen esaslar göz önüne alınır.
(2) Binanın mimari, mekanik ve elektrik projeleri, başka meşru düzenlemeler yanında, enerji ekonomisi bakımından bu yönetmelikte öngörülen şartlara makul değil ise, alakalı yönetim yönünden yapı ruhsatı verilmez.
(3) Bu Yönetmelik temellerine makul projesine göre program yapılmadığının belirlenmesi durumunda, tesbit edilen eksiklikler giderilinceye kadar binaya, alakalı yönetim yönünden yapı kullanım izin belgesi verilmez.
Isı yalıtım projesi mecburiluğu,
Binalarda Enerji Performansı yönetmeliği ile yeni getirilen bir başka mühim konuda ısı yalıtım projesi mecburiluğudur. Yeni oluşturulan binalarda yapı kullanım izni alabilmek amacıyla içeriği mevzuata makul olarak hazırlanmış bir ısı yalıtım projesi hazırlanması mecburidur. Aksi durumda yeni oluşturulan binanın yapı ruhsatı alınamayacaktır.
MADDE 10 – (1) Bu Yönetmelik hükümleri uyarınca TS 825 standardında belirti edilen hesap metoduna göre, yetki sahibi kişi makina mühendisi yönünden hazırlanan “ısı yalıtımı projesi” imara dair mevzuat gereğince yapı ruhsatı verilmesi safhasında tesisat projesi ile bir arada alakalı yönetimlerce istenir.
Mevcut binalar 1 Ocak 2020 tarihine kadar Enerji Kimlik Belgesi alabilmek mecburiyetinde.
Türkiye’de yeni oluşturulan binalarda Enerji Kimlik Belgesi çıkartmak 1 Ocak 2011 tarihi itibari ile mecburi duruma getirilmesine rağmen sahip olunan binalara Enerji Kimlik Belgelerini tamamlamaları amacıyla 2020 senesine kadar vakit tanınmıştır. Mevcut binalar amacıyla enerji katagorisi sınırlaması bulunmamaktadır. Yani sahip olunan binanızın enerji katagorisi C katagorisinin altında çıkabilir. Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliğine göre 2020 senesindan sonra binanızın enerji katagorisinin C katagorisinin altında olması durumunda ise bina sahiplerini pek çok yaptırım beklemektedir. 2017 senesindan sonra bütün bina alım – satım ve kiralamalarında Enerji Kimlik Belgesinin ibraz edilmesi mecburi olacaktır. Dış cephe mantolama malzemelerinin performanslarının karşılaştırılması makalesinden en iyi ısı yalıtım malzemelerinin performansı ile ilgili detaylı incelemeler yapabilirsiniz. Yine, yapılacak düzenlemeler yardımıyla binalar enerji sınıflarına göre bir vergilendirmeye tabi tutulacaktır. Enerji sınıfları bakımından sınıflandırmaya tabi tutulan binalar atık enerji verimliliklerine göre vergilendirilebilecek, en çok vergiyi G katagorisi en az vergiyi A katagorisi olmak üzere verimliliklerine göre ödeyeceklerdir. Hem de 2017 senesindan sonra bütün bina alım – satım ve kiralamalarında Enerji Kimlik Belgesinin ibraz edilmesi mecburi olacaktır. Böylece satın alan ya da kiralayan aldığı yapının Enerji Sınıfının ne bulunduğunu bilecek ve tercihini buna göre yapabilecektir. Bu da binalara olan isteği ve yapı fiyatlarına yansıyacaktır. Dış cephe mantolama hakkında detaylı bilgiler alabilirsiniz.
En iyi ısı yalıtım malzemeleri dış cephede dayanıklı olması, su ve nemden basit etkilenmemesi, yanmaya dayanıklılık, basınç ve çekme dayanıklılığı, buhar difüzyon direnci, birim hacim ağırlığı, sıva tutuculuğu, işlenebilirlik, uzun yaşamlı olması, mantolama malzeme m2 fiyatları anlamında ekonomik olması gibi etmenler göz önünde tutulmalıdır. Ayrıca dış cephede uygulanan mantolama çeşitleri makalemize de göz atabilirsiniz.
Dış Cephe Kaplama Eleman Arayanlar
Mantolama nedir? diye soracak olursak, dış cephe kaplama malzemeleri kullanılarak ısı kayıplarını ortadan kaldıran, ısı yalıtımı sağlayıp dış cephe kaplama işlemlerinin tamamına "mantolama" diyebiliriz.
Yalıtım stratejisi olarak mantolama, dış cephe için en popüler "dış cephe kaplama" uygulamasıdır. Isı olarak tabir ettiğimiz enerji, bir yapının duvarlarından, pencerelerinden, çatısından ve tabanlarından yayılmaya başlar.
Mantolama, boşa giden enerjiyle gayret için kullanılan bir usuldür. Bir binanın duvarlarının izolasyon perfomansını güçlendiren bir çözümü temsil eder. Ayrıca, bu teknik onları hava geçirmez hale getirir ve havalandırmayı optimize eder. Bir konutun izolasyon niteliğini belirlemek için öncelikle termal uzmanlık gerekliliktir. Performansı artırmak için hangi çözümlerin en uygun olduğunu öğrenmenizi sağlar.
Eps strafor malzemenin rahatça kesilebilir ve gerek kalıp yöntemiyle gerekse cnc makinelerinde istenilen söve formlarda kesilebilir olması dış cephe kaplama modelleri için esnek tasarımlar yapılması konusunda avantajlar sunar.
Mantolama ve Söve Uygulamaları
Mantolama ile ilgili söylememiz gereken bir başka konu da özellikle büyük şehirler başta İstanbul olmak üzere, bütün illerimizde uygulanmakta olan "dış cephe kaplama yöntemi" olduğudur. Binalarda mantolama stratejisi sadecece evlerin "dış cephe" bölümünde yapılan bir yöntem değildir. Tamamlayıcı unsur olarak, iç cephede de uygulanan yalıtım stratejileri arasında "iç cephe mantolama" sistemleri de vardır.
EPS strafor köpük, en iyi mantolama malzemeleri olarak tanımlanabilir. Karbonlu siyah EPS bünyesindeki grafit ısı reflektörleri sayesinde "yalıtım" özelliği mükemmel tasarlanmış bir EPS (Expanded Polistren) ısı yalıtım malzemeleridir.
Mantolama paket sistemlerinde dikkat edilmesi gereken önemli bir detay, paket sistemi üreticisinin güvenilir mantolama firmaları arasında olmasıdır. Fugalı mantolama veya yalı baskı cephe kaplaması gibi mantolama sistemlerinde Metpor Dekor kendi üretimi olan hazır ısı yalıtım levhalarını kullanmaktadır.
İç Cephe Dekorasyonunda Strafor Duvar Panelleri
İç duvar uygulamalarında kullanıldığında, strafor duvar paneli şık bir "ev dekorasyonu" ve bununla birlikte yüksek oranda "izolasyon" sağlar. İç cephede daire mantolama amaçlı kullanılan strafor duvar kaplama panelleri boya veya ektra farklı bir uygulama yöntemi gerektirmez.
Köpük levha aynı kalınlıktaki başka malzemeler ile kıyaslandığında iki katından fazla mantolama ve kusursuz termal direnç sağlar. Çeşitli uygulamalarda kullanılmak için basitçe ihtiyaç duyulan ebatlara kesilebilirler.
Depremden Korunmada Mantolamanın Önemi
Deprem ve mantolama, binaların güvenliği ve dayanıklılığı için son derece önemlidir. Mantolama, binaların ısı yalıtımını artırmak ve enerji tasarrufu sağlamak amacıyla dış cephelerine uygulanan bir yöntemdir. Deprem ise, yapıların hasar alması ve çökmesi gibi ciddi sonuçlar doğurabilen doğal afetlerdendir. Bu nedenle, deprem ve mantolama arasında güçlü bir bağ bulunmaktadır.
- Depreme Dayanıklı Mantolama Sistemleri
- Mantolama İle Deprem Güvenliği
- İzolasyon ve Depreme Karşı Koruma
- Yalıtım ve Depreme Dirençli Binalar
- Mantolama Uygulamaları ve Deprem Riski
- Mantolama ile Yapısal Güçlendirme
- Depreme Karşı İzolasyon Çözümleri
- Mantolama Sistemleri ve Deprem Etkileri
- Yalıtımın Deprem Riskini Azaltıcı Etkisi
- Yapısal İzolasyonun Deprem Güvenliği Üzerindeki Rolü
Mantolamanın Deprem Güvenliğine Etkisi
Mantolama, yapıların dış cephelerine uygulanan bir işlem olmasına rağmen, yapıların deprem güvenliğine de önemli katkılar sağlar. İşte mantolamanın deprem güvenliği üzerindeki etkileri:
-
Dayanıklılığı Artırır: Mantolama işlemi, yapıların dış duvarlarının kaplanması ve yalıtım malzemeleri ile güçlendirilmesi anlamına gelir. Bu sayede, yapıların dayanıklılığı artar ve depremlere karşı daha dirençli hale gelir.
-
İç Hasarları Azaltır: Depremler sırasında, yapıların iç kısımları da hasar görebilir. Ancak mantolama işlemi sayesinde, dış cephelerdeki hasarlar iç hasarları azaltabilir. Bu, yapıların deprem sonrasında daha kolay ve hızlı bir şekilde tamir edilmesine olanak tanır.
-
Isı Köprülerini Önler: Mantolama işlemi, yalıtım malzemeleri ile dış cephelerin kaplanması anlamına geldiğinden, ısı köprüleri oluşmasını engeller. Bu sayede, yapılar ısıl konforlarını daha iyi sağlar ve enerji tasarrufu sağlar.
-
Bina Yükünü Azaltır: Mantolama işlemi, yapıların yalıtımını artırdığından, iç mekanlardaki ısıtma ve soğutma enerjisi tüketimini azaltır. Bu da bina yükünü azaltır ve yapıların daha güvenli hale gelmesine katkıda bulunur.
Deprem ve Mantolama Arasındaki İlişki
Mantolama, deprem gibi doğal afetlerde yapıların dayanıklılığını artırmak için yapılabilecek önemli bir uygulamadır. Ancak, sadece mantolama işlemi yapmak, yapıların deprem dayanıklılığına yeterli olmayabilir. Bu nedenle, deprem güvenliği açısından yapıların tasarımında ve inşaatında da bazı önlemler alınmalıdır. İşte deprem ve mantolama arasındaki ilişkiyi açıklayan bazı önemli noktalar:
Depremler sırasında yapıların dayanıklılığı oldukça önemlidir. Mantolama uygulamaları, binaların daha dayanıklı hale gelmesini sağlayarak deprem sırasında oluşabilecek hasarları minimize eder. Özellikle deprem bölgelerindeki yapıların mantolanması, deprem sonrası toparlanma sürecini hızlandırmak için oldukça önemlidir.
Yapılarda depremden korunmada ilk önce yapı elemanlarının, yapı taşıyıcı düzeneğinin korunması sağlanmalıdır. Alınacak yalıtım önlemleriyle, yapıların iç ve dış cephe etmenlere karşı korunmasının yanı sıra, depreme karşı korunması da sağlanmış olmaktadır. Öte yandan, yapılara su girişinin engellenmesi, suyun yapı ve yapı ürünlerine zarar vermeden uzaklaştırılması, yapılarda su buharı denetiminin sağlanması ve ortamlar arasındaki ısı geçişlerinin dengelenmesi gibi ölçütler alıncak izolasyon önlemlerinin kurgulanmasındaki esas ilkelerdendir. Bunların yanı sıra, taşıyıcı sisteme zarar verecek hava geçişlerinin yapı üretimi boyunca yalıtımla temaslı olarak göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
İzolasyon, binalarda enerji tasarrufu sağlamanın yanı sıra, bina donatısını da korumaya yardımcı olur. Bina donatısı, yapıyı oluşturan çelik, beton gibi elemanların bir araya getirilmesiyle oluşan iskelet sistemidir. Bina donatısı, yapıyı oluşturan elemanların birbirine bağlanarak bütünlüğünü sağlar ve yapıya dayanıklılık kazandırır. Bu nedenle, bina donatısının korunması, yapıların güvenliği için oldukça önemlidir.
Isı kaybını önlemek için yapılan izolasyon uygulamaları, aynı zamanda bina donatısını da korur. Isı kaybı nedeniyle yapıların içerisinde yoğuşma meydana gelir ve bu durum yapı elemanlarının çürümesine ve paslanmasına neden olabilir. Bu nedenle, izolasyon uygulaması yapılarak ısı kaybı önlendiğinde, yapı elemanları daha az nemli kalır ve dolayısıyla paslanma ve çürüme riski azalır.
Ayrıca, izolasyon uygulamaları, yapıların iç ve dış yüzeylerinde nem oluşumunu engeller. Bu sayede, yapı elemanlarındaki nemlenme, betonun çatlaması ve donma sırasında yapı elemanlarının zarar görmesi gibi durumların önüne geçilir. Bunun yanı sıra, dış etkenlere maruz kalan yapı elemanları, özellikle yağmur, rüzgar ve güneş gibi doğal faktörlere karşı da daha dayanıklı hale gelir.
Bina dış cephesinde izolasyon uygulamaları, bina donatısının korunması için oldukça önemlidir. Yapı elemanlarının nemlenmesini ve zarar görmesini engeller, yapıyı dış etkenlere karşı korur ve yapı elemanlarının ömrünü uzatır. Bu nedenle, yapılacak izolasyon uygulamaları önceden planlanarak, deprem riskine karşı yapı elemanlarının korunması için gerekli tedbirler alınmalıdır.
Deprem İçin Dış Cephe Yalıtımı Tedbirleri
Yapılarda mantolama önlemleri; döşemelerde, duvarlarda ve duvar boşluklarında, çatılarda ve tekrar derzlerde kurgulanabilmektedir. Döşemelerdeki önlemler, döşemenin zemine oturan, ara kat ya da konsol olma hali ile temaslıdır. Zemine oturan döşemelerde, daimi zeminle temaslı olmaları sebebiyle kılcallık yolu ile su geçişi olmaktadır. Döşemenin esas döşemesi olması halinda, döşemede yeraltı suları etkili olurken, ısıtılan bir hacmin döşemesi olması halinde, döşemede ısı kayıpları gerçekleşmektedir.
Ara kat döşemelerinde, birbirinden bağımsız ısıtma uygulanan katlar arasındaki döşemelerde meydana gelen ısı geçişlerinin engellenmesi hedefiyle ısı yalıtımı yapılmaktadır. Bununla birlikte, bilhassa suyun etkili bulunduğu hacimlerdeki bu tip döşemelerde, ısı yalıtımı ürünlerinin korunması hedefiyle su yalıtımı da yapılmaktadır. Konsol döşemeler ise, fazlalıkla altlarının açık olması sebeple hava akımlarından etkilenmekte ve buralarda ısı kayıpları gözlenmektedir.
Bununla birlikte, cepheye çarpan ya da cepheden sızan suların konsol döşeme kesitinde hasarlara sebep olması söz konusudur. Döşemelerde alıncak önlemlerde bu etmenler öneme alınmalı ve yapılacak yalıtımlarla döşemelerin depremde hasar görmemesi sağlanmalıdır.
Duvar ve duvar boşluklarındaki önlemler, duvarların hava bölgesinde ya da zemin bölgesinde bulunmasıyla temaslı olarak kurgulanmaktadır. Yapılarda hava bölgesinde tespit edilen duvar ve duvar boşluklarının; ısı, hava, su buharı akışını, yağışların geçişini, ışığı, güneşi, radyasyonu, gürültüyü, yangını denetim edebilmesi, dayanıklı, estetik ve ekonomik olması gerekmektedir.
Mantolama ve Deprem
Bu bölgedeki duvar ve duvar boşlukları temaslı olarak, bulundukları iklim koşullarına, kullanıcı ya da tasarımcının tercihlerine göre detaylı şekillerde düzenlenebilmektedir. Su ve ısı etmenlerine karşı uygulanan çözümler de, bu tarafta farklılık göstermekte, dıştan mantolama yapılmış, samimi yalıtımlı ya da başka çözümler (sandviç duvar programları vd.) olarak detaylı şekillerde kurgulanabilmektedir.
Öte yandan, zemin bölgesinde tespit edilen duvarlar olarak nitelendirilen, bodrumlu yapılarda bodrum duvarları, bodrumsuz yapılarda da esas duvarları, yapılarda taşıyıcı duvar olarak fonksiyon görmektedir. Genellikle betonarme perde duvar özelliği gösteren bu duvarlar, zemin nemi, birikinti suları, basınçlı ve basınçsız yeraltı suları ve sızıntı sularından meydana gelen zemin bölgesindeki su ve nemin etkisinde kalmaktadır.
Yapının taşıyıcı sistemi zarar görebilmekte, bu hal da depremde risk oluşturabilmektedir.
Aynı zamanda, bu duvarların ısıtılan bir bodrum duvarı olarak düzenlenmesi halinda, yapının bu bölümlerinde ısı kayıpları oluşabilmektedir. Dolayısıyla, yapıların zemin bölgesinde tespit edilen duvarlarında hasar oluşmaması ve deprem dayanımının artırılması hedefiyle, yalıtım çözümlerinden yararlanılmakta dır. Bu çözümler de, hava bölgesinde tespit edilen duvarlarda imal edilen yalıtım çözümlerine benzer şekilde, dıştan yalıtımlı ya da içten yalıtımlı olarak kurgulanabilmektedir.
Çatılardaki önlemler ise esas olarak, çatıların eğimli ya da teras çatı olması ile temaslıdır. Bulundukları iklim koşullarına, kullanıcı ya da tasarımcının tercihlerine göre, eğimli ya da teras çatı olarak düzenlenen çatılarda ve çatı ürünlerinde, havalandırma, buhar difüzyonu, yağışlar, güneşin zararlı ışınları, ısı kayıp ve kazançları gibi etmenler sonucunda, küflenme, çürüme, kırılma, iç ortamda ısısal konfor koşullarının bozulması gibi detaylı hasarlarla karşılaşılabilmektedir. Bu hasarların önlenmesi ve yapıların deprem dayanımının artırılabilmesi hedefiyle eğimli çatılarda; çatı arası ısıtılması ya da ısıtılmaması hallerine göre dış cephe kaplama çözümleri kurgulanırken, teras çatılarda geleneksel ya da ters çatı programlarından yararlanılmaktadır.
Bunlara ek olarak, deprem yükü, ısı değişimleri, zemin oturmaları gibi etkenler, yapılarda zarara sebep olabilecek gerilmeler oluşturmaktadır. Bu gerilmelerin yapıyı etkilememesi hedefiyle de, yapılarda şuurlu olarak genleşme, kaplama ve duvar boşlukları derzleri bırakılmaktadır. Derzlerde su ve ısı yalıtımına yönelik olarak, su tutucu bantlar, derz dolgu macunları, derz profilleri ve derz contaları gibi derz ürünleriyle detaylı çözümler üretilmektedir. Ayrıca, yapılarda derz oluşturulması esnasında detaylı düzenlemelere gidilebilmektedir.
ntolama, bugünkü koşullarında her yapının önemli ihtiyaçlarından bir tanesidir ki, bu gün inşa edilen hiç bir yapıya ısı yalıtımı nitelikleri sağlanmadıkça yapı kullanma izni verilmemektedir. Bu noktada "dış cephe kaplama firmaları" yoğun çalışmalar sürdürmekte ve yurdun tamamında toplam yapı stoğu bütünüyle yenilenmekte ve ısı yalıtım malzemeleri ile uygulamalar yapılmaktadır. Ticari yapılar, konutlar ve kamu yapıları ayırt edilmeksizin "en iyi mantolama firmaları" doğrulusunda, ısı yalıtımı programlarına tabi tutulmaktadır ki, yalıtım bunların en çok programlarının başında gelmektedir.



Metpor
info@metpordekor.com
Okunma Sayısı : 21 097