Enerji Kimlik Belgesi Kanunu
Enerji Kimlik Belgesi Kanunu, Türkiye'deki binaların enerji performansını değerlendirmek amacıyla çıkarılmış bir yasal düzenlemedir. Bu kanun ile binaların enerji tüketimini azaltmak ve enerji verimliliğini arttırmak hedeflenmektedir.
Kanun, 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu'na dayanılarak çıkarılmıştır. Buna göre, belirli büyüklükteki binaların enerji kimlik belgesi almaları zorunlu hale getirilmiştir. Enerji kimlik belgesi, binaların enerji performansını gösteren ve binanın enerji tüketimini, sıcak su üretimini, ısıtma ve soğutma sistemlerini, izolasyon özelliklerini ve diğer detayları içeren bir belgedir.
Enerji kimlik belgesi, yapı kullanma izin belgesi alınmadan önce veya binaların satış, kiralama veya devir işlemleri sırasında düzenlenmelidir. Belgeyi düzenleme yetkisi ise, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na bağlı olarak faaliyet gösteren yetkilendirilmiş kuruluşlara verilmiştir.
Enerji Kimlik Belgesi Kanunu, Türkiye'de enerji tasarrufunu teşvik etmek ve çevreye duyarlı bir yapılaşma sürecini desteklemek amacıyla yürürlüğe konmuştur.
5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu resmi gazetenin 2.05.2007 tarih ve 26510 sayısı ile yayımlanmıştır. Bu kanuna istinaden resmi gazetenin 05.08.2007 tarih ve 27075 sayısı ile "Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği" Yayımlanmıştır. Enerji kimlik belgesi (EKB) ile ilgili olan bir başka yönetmelikte; ‘’Merkezi ısıtma ve sıhhi sıcak su sistemlerinde ısınma ve sıhhi sıcak su giderlerinin paylaştırılmasına ilişkin yönetmelik’’ 14 Nisan 2008 tarih ve 26847 sayılı resmi gazetede yayımlanmıştır.
Binalarda Enerji Performansı yönetmeliğinden sonra enerji kimlik belgesi (EKB) kanunun yayımlandığı tarihten sonraki yapılacak binalarda mantolama uygulama zorunluluğu bulunmaktadır. Bu tarihten öncekilere ise 1 Ocak 2020 yılına kadar süre tanınmıştır.
Enerji Verimliliği Kanunu’na göre, 2 Mayıs 2017 itibariyle Enerji Kimlik Belgesi (EKB) olmayan konutlarda alım - satımlar yapılamayacak. Ev satın almak ya da kiralamak isteyenlerin kararında belirleyici bir kriter haline gelecek olan EKB, 2011’den önce yapı ruhsatı almış tüm binalar için 2 Mayıs 2017’den itibaren zorunlu olacak. Peki, Enerji Kimlik Belgesi nedir? EKB hangi kriterlere göre belirleniyor? İşte Enerji Kimlik Belgesi ile ilgili bilinmesi gerekenler…
Enerji Kimlik Belgesi; konutlarda enerji kaynaklarının etkin ve verimli bir şekilde kullanılmasını amaçlayan bir belgedir. Bu belge; enerji israfının önlenmesini sağlamak için binanın enerji ihtiyacı ve enerji tüketim sınıflandırması, sera gazı salımı seviyesi, yalıtım özellikleri ve ısıtma-soğutma sistemlerinin verimi gibi birçok bilgiyi içeriyor.
Enerji Kimlik Belgesi Kanunu Nedir?
Enerji Kimlik Belgesi Kanunu, binaların enerji performanslarının belirlenmesi, geliştirilmesi ve izlenmesi amacıyla hazırlanan bir kanundur. Bu kanun, Avrupa Birliği Binalarda Enerji Performansı Direktifi'nin ülkemizde uygulanmasını sağlamak üzere hazırlanmıştır. Enerji Kimlik Belgesi Kanunu, Türkiye'deki binaların enerji tüketimlerini azaltarak enerji verimliliğinin artırılmasını amaçlamaktadır.
Enerji Kimlik Belgesi Kanunu Ne Zaman Yürürlüğe Girdi?
Enerji Kimlik Belgesi Kanunu, 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu'nun 9. maddesi uyarınca 2011 yılında çıkarılmıştır. Kanun, binaların enerji performansının belirlenmesine yönelik usul ve esasları belirlemiştir.
Enerji Kimlik Belgesi Kanunu'na Göre Kimler Enerji Kimlik Belgesi Almak Zorundadır?
Enerji Kimlik Belgesi Kanunu'na göre, tüm binaların enerji kimlik belgesi almaları zorunludur. Bu kapsamda, konut, ticari, kamu ve eğitim binaları gibi tüm binalar, enerji kimlik belgesi almaları gereken yapılar arasındadır.
Enerji Kimlik Belgesi Kanunu'na göre, yeni yapılacak binaların inşaat aşamasında enerji kimlik belgesi alınması gerekmektedir. Mevcut binalar için ise belirli bir takvim doğrultusunda enerji kimlik belgesi alınması zorunludur. Bu takvim, binanın toplam kullanım alanına ve yapım tarihine göre belirlenmektedir.
Enerji Kimlik Belgesi Kanunu'na Göre Enerji Kimlik Belgesi Nasıl Alınır?
Enerji kimlik belgesi, yetkili enerji kimlik belgesi veren kuruluşlar tarafından düzenlenmektedir. Bu kuruluşlar, Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) tarafından yetkilendirilmektedir.
Enerji kimlik belgesi, binanın enerji performansını ortaya koyan belge olarak bilinir. Bu belgenin düzenlenmesi için, belirlenmiş kriterlere göre bina incelenir ve enerji performansı belirlenir. Bu inceleme sonucunda, binanın enerji sınıfı da belirlenir.
Enerji kimlik belgesi almak isteyen bina sahipleri, yetkili enerji kimlik belgesi veren kuruluşlar ile iletişime geçerek, belgenizi tmin edebilirsiniz.
Enerji Kimlik Belgesi Kanunu Hükümleri
Enerji kimlik belgesi, enerji yönetimi açısından önemli bir belgedir. Bu belgenin verilmesi ve kullanımı, birçok ülkede enerji tasarrufu ve çevre koruması için yasal bir zorunluluk haline gelmiştir. Türkiye'de de enerji kimlik belgesi almak zorunlu hale getirilmiştir. Enerji kimlik belgesi, enerji performansı düşük olan binaların iyileştirilmesi ve enerji verimliliğinin arttırılması için önemlidir. Bu nedenle, Enerji Kimlik Belgesi Kanunu önemli bir yasal düzenlemedir.
Enerji Kimlik Belgesi Kanunu, 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu'nun bir parçasıdır. Bu kanun, binaların enerji verimliliği ve çevre dostu olmalarını sağlamak amacıyla çıkarılmıştır. Kanunun amacı, binaların enerji tüketimini azaltmak, enerji tasarrufu sağlamak ve çevreye olumsuz etkilerini en aza indirmektir. Kanun, enerji kimlik belgesi alma zorunluluğunu getirerek, binaların enerji performanslarının belirlenmesini ve iyileştirilmesini hedeflemektedir.
Kanuna göre, yeni binaların enerji kimlik belgesi almaları zorunludur. Ayrıca, mevcut binaların da belirli bir süre içinde enerji kimlik belgesi almaları gerekmektedir. Belirtilen süreler, binanın kullanım amacına, büyüklüğüne ve yapısına göre değişebilir. Enerji kimlik belgesi, yapı denetim kuruluşları tarafından verilir. Belge verilmeden önce, binanın enerji performansı ölçülmekte ve değerlendirilmektedir. Bu ölçüm ve değerlendirme sonucunda, bina için bir enerji sınıfı belirlenmektedir.
Kanuna göre, binaların enerji verimliliğini arttırmak için çeşitli tedbirler alınması gerekmektedir. Bu tedbirler arasında, bina izolasyonunun sağlanması, enerji tasarruflu aydınlatma sistemlerinin kullanılması, güneş enerjisi veya rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanılması yer almaktadır. Bu tedbirlerin alınması, binaların enerji verimliliğini arttıracak ve enerji tüketimini azaltacaktır.
Enerji kimlik belgesi kanunu, binaların enerji verimliliği konusunda önemli bir adımdır.
EKB Kriterleri Nelerdir?
Enerji Kimlik Belgesi sınıflandırması A'dan G'ye kadar yapılıyor. En yüksek seviye olan A, en yüksek verimi gösterirken; G ise en düşük verim seviyeyi gösteriyor. Peki EKB verilirken hangi kriterlere dikkat ediliyor? Bu belge verilirken; bir binanın ısı yalıtımı, pencerelerin ısı yalıtımı, ısıtma - soğutma ekipmanları verimleri, aydınlatma armatürleri verimliliği olmak üzere enerji tasarrufuna dair birçok kriter dikkate alınıyor.
Enerji Kimlik Belgesi olan konutlar, alıcıların satın alma kararlarını da etkileyecek. Ev satın alırken ya da kiralarken artık sadece evin fiyatına ya da büyüklüğüne değil, EKB'nin olup olmadığına da bakılacak. Diğer yandan önümüzdeki günlerde Enerji Kimlik Belgesi olan konutlarda devlet teşvikinin de olması bekleniyor.
Birbirinden değişik kalınlık ve yoğunlukları değişen ısı yalıtım malzemeleri ile yapılarınızda konforu sağlamanız olası olacaktır. Yapılara mantolama işlemlerini yanı sıra sonradan da programı uygulanabilecek olan ısı yalıtımı yapmanın püf noktası, ihtiyaçlara en iyi mantolama malzemeleri kullanılarak, ısı yalıtımı programlarını yaptırabilirsiniz. Ses yalıtımı amacıyla tercih edilen malzemeler yapılara sonradan uygulanması ile "cephe sistemleri" uygulamasına imkân tanımaktadır. Mantolama nedir? yazımızdan da faydalanabilirsiniz.
4 Adımda Enerji Kimlik Belgesi İçin Gerekli Evraklar
1. Mimari Proje
2. Isı Yalıtım Projesi
3. Elektrik Projesi
4. Mekanik Tesisat Projesi (Isıtma, soğutma, havalandırma)
Enerji Kimlik Belgesi Alınmazsa Ne olur?
Türkiye’de enerji kimlik belgelerinin önemi oldukça büyüktür. Peki ya enerji kimlik belgesi almama cezası ne kadar yada enerji kimlik belgesi başvuru şartları oldukça zor bir süreci kapsamaktadır.
Bu belgenin en büyük önemi de binalarda enerjinin verimli kullanılması ve bina değerleri için gerek görülmektedir.
Enerji kimlik belgesi bulunmayan binaların kaybolup gitme olasılığı artmaktadır. 2020 yılına kadar enerji kimlik belgesi bulunmayan binalarda kiraya verme ve alım - satım işlemlerinin yapılmasına izin verilmeyecektir. Yapıtları bulunan kişiler için bu nedenle bu belge gereklidir. Bu belge sayesinde yapıtlar büyük değer kazanmaktadır. Türkiye'de Devleti bir gelişmişlik belirtisi olan bu enerji belgesinin gerekliliği şarttır.
Binanın ısı yalıtımı ve dış cephe kaplamasını yaparak tasarım imkanları sağlayan yalı baskı (siding) malzemeler EPS strafor polistren köpük adını verdiğimiz termoplastik bir malzemeden üretilmektir. Strafor yalı baskı levhaları hafif ve mukavemetli bir ısı yalıtım malzemesi olup, ısı yalıtımı metrik değerleri mükemmel olan izolasyon malzemeleridir.
Dış cephede kaplama uygulamasının onlarca çeşidi mevcuttur. Dış cephe uygulamaları yapan mantolama firmaları uyguladığı bu işlemlerde kullanılan "mantolama malzemeleri" de değişkenlik gösterir. Fakat "yapılarda mantolama malzemeleri" arasında seçim yapılırken birkaç esas neden göz önünde bulundurmalıdır. Çünkü en iyi ısı yalıtım malzemeleri dış cephede dayanıklı olması, su ve nemden basit etkilenmemesi, yanmaya dayanıklılık, basınç ve çekme dayanıklılığı, buhar difüzyon direnci, birim hacim ağırlığı, sıva tutuculuğu, işlenebilirlik, uzun yaşamlı olması, mantolama malzeme m2 fiyatları anlamında ekonomik olması gibi etmenler göz önünde tutulmalıdır.
İnternet üzerinde dış cephe kaplama görselleri şeklinde aramalar yaparak, zihninizde oluşacak bina cephe tasarımına yön verebilirsiniz. Ardından yapılması gereken mantolama firmaları ile birlikte düşünce alışverişi yapıp en makul öneriyi vereni ve en güvenilir olanını bulmaktır.
Birbirinden değişik kalınlık ve yoğunlukları değişen ısı yalıtım malzemeleri ile yapılarınızda konforu sağlamanız olası olacaktır. Yapılara mantolama işlemlerini yanı sıra sonradan da programı uygulanabilecek olan ısı yalıtımı yapmanın püf noktası, ihtiyaçlara en iyi mantolama malzemeleri kullanılarak, ısı yalıtımı programlarını yaptırabilirsiniz. Ses yalıtımı amacıyla tercih edilen malzemeler yapılara sonradan uygulanması ile "ısı yalıtımı" uygulamasına imkân tanımaktadır. Mantolama nedir? yazımızdan da faydalanabilirsiniz.
4 Cm Dış Cephe Strafor Fiyatları
Mantolama nedir? diye soracak olursak, dış cephe kaplama malzemeleri kullanılarak ısı kayıplarını ortadan kaldıran, ısı yalıtımı sağlayıp dış cephe kaplama işlemlerinin tamamına "mantolama" diyebiliriz.
Yalıtım stratejisi olarak mantolama, dış cephe için en popüler "dış cephe kaplama" uygulamasıdır. Isı olarak tabir ettiğimiz enerji, bir yapının duvarlarından, pencerelerinden, çatısından ve tabanlarından yayılmaya başlar.
Mantolama, boşa giden enerjiyle gayret için kullanılan bir usuldür. Bir binanın duvarlarının izolasyon perfomansını güçlendiren bir çözümü temsil eder. Ayrıca, bu teknik onları hava geçirmez hale getirir ve havalandırmayı optimize eder. Bir konutun izolasyon niteliğini belirlemek için öncelikle termal uzmanlık gerekliliktir. Performansı artırmak için hangi çözümlerin en uygun olduğunu öğrenmenizi sağlar.
Eps strafor malzemenin rahatça kesilebilir ve gerek kalıp yöntemiyle gerekse cnc makinelerinde istenilen söve formlarda kesilebilir olması dış cephe kaplama modelleri için esnek tasarımlar yapılması konusunda avantajlar sunar.
Mantolama ve Söve Uygulamaları
Mantolama ile ilgili söylememiz gereken bir başka konu da özellikle büyük şehirler başta İstanbul olmak üzere, bütün illerimizde uygulanmakta olan "dış cephe kaplama yöntemi" olduğudur. Binalarda mantolama stratejisi sadecece evlerin "dış cephe" bölümünde yapılan bir yöntem değildir. Tamamlayıcı unsur olarak, iç cephede de uygulanan yalıtım stratejileri arasında "iç cephe mantolama" sistemleri de vardır.
EPS strafor köpük, en iyi mantolama malzemeleri olarak tanımlanabilir. Karbonlu siyah EPS bünyesindeki grafit ısı reflektörleri sayesinde "yalıtım" özelliği mükemmel tasarlanmış bir EPS (Expanded Polistren) ısı yalıtım malzemeleridir.
Mantolama paket sistemlerinde dikkat edilmesi gereken önemli bir detay, paket sistemi üreticisinin güvenilir mantolama firmaları arasında olmasıdır. Fugalı mantolama veya yalı baskı cephe kaplaması gibi mantolama sistemlerinde Metpor Dekor kendi üretimi olan hazır ısı yalıtım levhalarını kullanmaktadır.
İç Cephe Dekorasyonunda Strafor Duvar Panelleri
İç duvar uygulamalarında kullanıldığında, strafor duvar paneli şık bir "ev dekorasyonu" ve bununla birlikte yüksek oranda "izolasyon" sağlar. İç cephede daire mantolama amaçlı kullanılan strafor duvar kaplama panelleri boya veya ektra farklı bir uygulama yöntemi gerektirmez.
Köpük levha aynı kalınlıktaki başka malzemeler ile kıyaslandığında iki katından fazla mantolama ve kusursuz termal direnç sağlar. Çeşitli uygulamalarda kullanılmak için basitçe ihtiyaç duyulan ebatlara kesilebilirler.
Depremden Korunmada Mantolamanın Önemi
Deprem ve mantolama, binaların güvenliği ve dayanıklılığı için son derece önemlidir. Mantolama, binaların ısı yalıtımını artırmak ve enerji tasarrufu sağlamak amacıyla dış cephelerine uygulanan bir yöntemdir. Deprem ise, yapıların hasar alması ve çökmesi gibi ciddi sonuçlar doğurabilen doğal afetlerdendir. Bu nedenle, deprem ve mantolama arasında güçlü bir bağ bulunmaktadır.
- Depreme Dayanıklı Mantolama Sistemleri
- Mantolama İle Deprem Güvenliği
- İzolasyon ve Depreme Karşı Koruma
- Yalıtım ve Depreme Dirençli Binalar
- Mantolama Uygulamaları ve Deprem Riski
- Mantolama ile Yapısal Güçlendirme
- Depreme Karşı İzolasyon Çözümleri
- Mantolama Sistemleri ve Deprem Etkileri
- Yalıtımın Deprem Riskini Azaltıcı Etkisi
- Yapısal İzolasyonun Deprem Güvenliği Üzerindeki Rolü
Mantolamanın Deprem Güvenliğine Etkisi
Mantolama, yapıların dış cephelerine uygulanan bir işlem olmasına rağmen, yapıların deprem güvenliğine de önemli katkılar sağlar. İşte mantolamanın deprem güvenliği üzerindeki etkileri:
-
Dayanıklılığı Artırır: Mantolama işlemi, yapıların dış duvarlarının kaplanması ve yalıtım malzemeleri ile güçlendirilmesi anlamına gelir. Bu sayede, yapıların dayanıklılığı artar ve depremlere karşı daha dirençli hale gelir.
-
İç Hasarları Azaltır: Depremler sırasında, yapıların iç kısımları da hasar görebilir. Ancak mantolama işlemi sayesinde, dış cephelerdeki hasarlar iç hasarları azaltabilir. Bu, yapıların deprem sonrasında daha kolay ve hızlı bir şekilde tamir edilmesine olanak tanır.
-
Isı Köprülerini Önler: Mantolama işlemi, yalıtım malzemeleri ile dış cephelerin kaplanması anlamına geldiğinden, ısı köprüleri oluşmasını engeller. Bu sayede, yapılar ısıl konforlarını daha iyi sağlar ve enerji tasarrufu sağlar.
-
Bina Yükünü Azaltır: Mantolama işlemi, yapıların yalıtımını artırdığından, iç mekanlardaki ısıtma ve soğutma enerjisi tüketimini azaltır. Bu da bina yükünü azaltır ve yapıların daha güvenli hale gelmesine katkıda bulunur.
Deprem ve Mantolama Arasındaki İlişki
Mantolama, deprem gibi doğal afetlerde yapıların dayanıklılığını artırmak için yapılabilecek önemli bir uygulamadır. Ancak, sadece mantolama işlemi yapmak, yapıların deprem dayanıklılığına yeterli olmayabilir. Bu nedenle, deprem güvenliği açısından yapıların tasarımında ve inşaatında da bazı önlemler alınmalıdır. İşte deprem ve mantolama arasındaki ilişkiyi açıklayan bazı önemli noktalar:
Depremler sırasında yapıların dayanıklılığı oldukça önemlidir. Mantolama uygulamaları, binaların daha dayanıklı hale gelmesini sağlayarak deprem sırasında oluşabilecek hasarları minimize eder. Özellikle deprem bölgelerindeki yapıların mantolanması, deprem sonrası toparlanma sürecini hızlandırmak için oldukça önemlidir.
Yapılarda depremden korunmada ilk önce yapı elemanlarının, yapı taşıyıcı düzeneğinin korunması sağlanmalıdır. Alınacak yalıtım önlemleriyle, yapıların iç ve dış cephe etmenlere karşı korunmasının yanı sıra, depreme karşı korunması da sağlanmış olmaktadır. Öte yandan, yapılara su girişinin engellenmesi, suyun yapı ve yapı ürünlerine zarar vermeden uzaklaştırılması, yapılarda su buharı denetiminin sağlanması ve ortamlar arasındaki ısı geçişlerinin dengelenmesi gibi ölçütler alıncak izolasyon önlemlerinin kurgulanmasındaki esas ilkelerdendir. Bunların yanı sıra, taşıyıcı sisteme zarar verecek hava geçişlerinin yapı üretimi boyunca yalıtımla temaslı olarak göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
İzolasyon, binalarda enerji tasarrufu sağlamanın yanı sıra, bina donatısını da korumaya yardımcı olur. Bina donatısı, yapıyı oluşturan çelik, beton gibi elemanların bir araya getirilmesiyle oluşan iskelet sistemidir. Bina donatısı, yapıyı oluşturan elemanların birbirine bağlanarak bütünlüğünü sağlar ve yapıya dayanıklılık kazandırır. Bu nedenle, bina donatısının korunması, yapıların güvenliği için oldukça önemlidir.
Isı kaybını önlemek için yapılan izolasyon uygulamaları, aynı zamanda bina donatısını da korur. Isı kaybı nedeniyle yapıların içerisinde yoğuşma meydana gelir ve bu durum yapı elemanlarının çürümesine ve paslanmasına neden olabilir. Bu nedenle, izolasyon uygulaması yapılarak ısı kaybı önlendiğinde, yapı elemanları daha az nemli kalır ve dolayısıyla paslanma ve çürüme riski azalır.
Ayrıca, izolasyon uygulamaları, yapıların iç ve dış yüzeylerinde nem oluşumunu engeller. Bu sayede, yapı elemanlarındaki nemlenme, betonun çatlaması ve donma sırasında yapı elemanlarının zarar görmesi gibi durumların önüne geçilir. Bunun yanı sıra, dış etkenlere maruz kalan yapı elemanları, özellikle yağmur, rüzgar ve güneş gibi doğal faktörlere karşı da daha dayanıklı hale gelir.
Bina dış cephesinde izolasyon uygulamaları, bina donatısının korunması için oldukça önemlidir. Yapı elemanlarının nemlenmesini ve zarar görmesini engeller, yapıyı dış etkenlere karşı korur ve yapı elemanlarının ömrünü uzatır. Bu nedenle, yapılacak izolasyon uygulamaları önceden planlanarak, deprem riskine karşı yapı elemanlarının korunması için gerekli tedbirler alınmalıdır.
Deprem İçin Dış Cephe Yalıtımı Tedbirleri
Yapılarda mantolama önlemleri; döşemelerde, duvarlarda ve duvar boşluklarında, çatılarda ve tekrar derzlerde kurgulanabilmektedir. Döşemelerdeki önlemler, döşemenin zemine oturan, ara kat ya da konsol olma hali ile temaslıdır. Zemine oturan döşemelerde, daimi zeminle temaslı olmaları sebebiyle kılcallık yolu ile su geçişi olmaktadır. Döşemenin esas döşemesi olması halinda, döşemede yeraltı suları etkili olurken, ısıtılan bir hacmin döşemesi olması halinde, döşemede ısı kayıpları gerçekleşmektedir.
Ara kat döşemelerinde, birbirinden bağımsız ısıtma uygulanan katlar arasındaki döşemelerde meydana gelen ısı geçişlerinin engellenmesi hedefiyle ısı yalıtımı yapılmaktadır. Bununla birlikte, bilhassa suyun etkili bulunduğu hacimlerdeki bu tip döşemelerde, ısı yalıtımı ürünlerinin korunması hedefiyle su yalıtımı da yapılmaktadır. Konsol döşemeler ise, fazlalıkla altlarının açık olması sebeple hava akımlarından etkilenmekte ve buralarda ısı kayıpları gözlenmektedir.
Bununla birlikte, cepheye çarpan ya da cepheden sızan suların konsol döşeme kesitinde hasarlara sebep olması söz konusudur. Döşemelerde alıncak önlemlerde bu etmenler öneme alınmalı ve yapılacak yalıtımlarla döşemelerin depremde hasar görmemesi sağlanmalıdır.
Duvar ve duvar boşluklarındaki önlemler, duvarların hava bölgesinde ya da zemin bölgesinde bulunmasıyla temaslı olarak kurgulanmaktadır. Yapılarda hava bölgesinde tespit edilen duvar ve duvar boşluklarının; ısı, hava, su buharı akışını, yağışların geçişini, ışığı, güneşi, radyasyonu, gürültüyü, yangını denetim edebilmesi, dayanıklı, estetik ve ekonomik olması gerekmektedir.
Mantolama ve Deprem
Bu bölgedeki duvar ve duvar boşlukları temaslı olarak, bulundukları iklim koşullarına, kullanıcı ya da tasarımcının tercihlerine göre detaylı şekillerde düzenlenebilmektedir. Su ve ısı etmenlerine karşı uygulanan çözümler de, bu tarafta farklılık göstermekte, dıştan mantolama yapılmış, samimi yalıtımlı ya da başka çözümler (sandviç duvar programları vd.) olarak detaylı şekillerde kurgulanabilmektedir.
Öte yandan, zemin bölgesinde tespit edilen duvarlar olarak nitelendirilen, bodrumlu yapılarda bodrum duvarları, bodrumsuz yapılarda da esas duvarları, yapılarda taşıyıcı duvar olarak fonksiyon görmektedir. Genellikle betonarme perde duvar özelliği gösteren bu duvarlar, zemin nemi, birikinti suları, basınçlı ve basınçsız yeraltı suları ve sızıntı sularından meydana gelen zemin bölgesindeki su ve nemin etkisinde kalmaktadır.
Yapının taşıyıcı sistemi zarar görebilmekte, bu hal da depremde risk oluşturabilmektedir.
Aynı zamanda, bu duvarların ısıtılan bir bodrum duvarı olarak düzenlenmesi halinda, yapının bu bölümlerinde ısı kayıpları oluşabilmektedir. Dolayısıyla, yapıların zemin bölgesinde tespit edilen duvarlarında hasar oluşmaması ve deprem dayanımının artırılması hedefiyle, yalıtım çözümlerinden yararlanılmakta dır. Bu çözümler de, hava bölgesinde tespit edilen duvarlarda imal edilen yalıtım çözümlerine benzer şekilde, dıştan yalıtımlı ya da içten yalıtımlı olarak kurgulanabilmektedir.
Çatılardaki önlemler ise esas olarak, çatıların eğimli ya da teras çatı olması ile temaslıdır. Bulundukları iklim koşullarına, kullanıcı ya da tasarımcının tercihlerine göre, eğimli ya da teras çatı olarak düzenlenen çatılarda ve çatı ürünlerinde, havalandırma, buhar difüzyonu, yağışlar, güneşin zararlı ışınları, ısı kayıp ve kazançları gibi etmenler sonucunda, küflenme, çürüme, kırılma, iç ortamda ısısal konfor koşullarının bozulması gibi detaylı hasarlarla karşılaşılabilmektedir. Bu hasarların önlenmesi ve yapıların deprem dayanımının artırılabilmesi hedefiyle eğimli çatılarda; çatı arası ısıtılması ya da ısıtılmaması hallerine göre dış cephe kaplama çözümleri kurgulanırken, teras çatılarda geleneksel ya da ters çatı programlarından yararlanılmaktadır.
Bunlara ek olarak, deprem yükü, ısı değişimleri, zemin oturmaları gibi etkenler, yapılarda zarara sebep olabilecek gerilmeler oluşturmaktadır. Bu gerilmelerin yapıyı etkilememesi hedefiyle de, yapılarda şuurlu olarak genleşme, kaplama ve duvar boşlukları derzleri bırakılmaktadır. Derzlerde su ve ısı yalıtımına yönelik olarak, su tutucu bantlar, derz dolgu macunları, derz profilleri ve derz contaları gibi derz ürünleriyle detaylı çözümler üretilmektedir. Ayrıca, yapılarda derz oluşturulması esnasında detaylı düzenlemelere gidilebilmektedir.
ntolama, bugünkü koşullarında her yapının önemli ihtiyaçlarından bir tanesidir ki, bu gün inşa edilen hiç bir yapıya ısı yalıtımı nitelikleri sağlanmadıkça yapı kullanma izni verilmemektedir. Bu noktada "dış cephe kaplama firmaları" yoğun çalışmalar sürdürmekte ve yurdun tamamında toplam yapı stoğu bütünüyle yenilenmekte ve ısı yalıtım malzemeleri ile uygulamalar yapılmaktadır. Ticari yapılar, konutlar ve kamu yapıları ayırt edilmeksizin "en iyi mantolama firmaları" doğrulusunda, ısı yalıtımı programlarına tabi tutulmaktadır ki, yalıtım bunların en çok programlarının başında gelmektedir.



Metpor
info@metpordekor.com
Okunma Sayısı : 21 921